Akşehirli Sokak Sanatçısı Hüseyin Çığ’dan Belediye Etkinliklerine Eleştiri: “Vizyon mu, Vitrin mi?”

Güncel (Haber Poligon) - Haber Poligon | 27.01.2026 - 17:37, Güncelleme: 27.01.2026 - 17:37 266 kez okundu.
 

Akşehirli Sokak Sanatçısı Hüseyin Çığ’dan Belediye Etkinliklerine Eleştiri: “Vizyon mu, Vitrin mi?”

Akşehirli sokak sanatçısı Hüseyin Çığ, yaptığı yazılı basın açıklamasında belediyenin kültür ve sanat etkinliklerine yönelik dikkat çeken eleştirilerde bulundu. Çığ, belediye tarafından düzenlenen etkinliklerde sürekli aynı isimlerin sahne almasını sorgulayarak, kültür politikalarında şeffaflık ve eşitlik çağrısı yaptı.
Açıklamasında “Bazı şehirlerde sanat desteklenir, bazılarında sanatçı desteklenir. Bazılarında ise tanıdıklar desteklenir, adına da ‘kültür vizyonu’ denir” ifadelerini kullanan Çığ, Akşehir’de hangisinin yaşandığının artık açıkça sorulması gerektiğini belirtti. Belediyenin etkinlik takvimine dikkat çeken Çığ şu ifadelere yer verdi: Vizyon mu, Vitrin mi? Sanatın Değil, Yakınlığın Sahne Aldığı Şehir Üzerine Bazı şehirlerde sanat desteklenir. Bazılarında sanatçı desteklenir. Bazılarında ise tanıdıklar desteklenir, adına da “kültür vizyonu” denir. Bizim şehirde hangisi yaşanıyor, artık sormak gerekiyor. Belediyenin düzenlediği etkinlik takvimine bakıyoruz. Festival var, aynı isim. Konser var, aynı isim. Sunuculuk var, yine aynı isim. Ve şimdi takvimler 27 Ocak’ı gösteriyor. Belediyenin düzenlediği Kış Şenliği programında, saat 20.30’da Akşehir Kültür Merkezi sahnesinde yine Erkan Sandık var. Bu artık “duyduk” denilecek bir mesele değil. Program afişlerinde yazıyor. Takvimde duruyor. Sahnede tekrar ediyor. Sorular hâlâ aynı, cevaplar hâlâ ortada yok: Bu görevler ihale ile mi veriliyor? Veriliyorsa şartları nedir, başka sanatçılar başvurabiliyor mu? Verilmiyorsa hangi kriterler uygulanıyor? Bu sahneler ücretli mi, gönüllülük mü, yoksa belediyenin takdirine bağlı kapalı bir çevre mi? Kamu kaynağı söz konusuysa, bu bir “sanat tercihi” değil, kamusal bir tasarruftur. Kamusal tasarrufta da esas olan eşitliktir, yakınlık değil. Mesele bir sanatçının sahne alması değildir. Mesele, belediye sahnelerinde sürekli aynı sanatçının yer almasıdır. Bu şehirde başka müzisyen yok mu? Sunuculuk yapabilecek başka kimse yetişmedi mi? Düğünlerde, sokaklarda, küçük sahnelerde yıllardır emek veren insanlar bu şehrin sanatçısı değil mi? Yoksa mesele yetenek değil de, belediye koridorlarına olan mesafe midir? Kültür politikası; eş dost memnuniyeti değil, şehirdeki sanatsal çeşitliliği büyütme işidir. Vizyon; sahneyi genişletir. Tek bir ismin etrafında döndürmez. Kültürü çoğaltır, daraltmaz. Eğer bu tablo bir tesadüfse, açıklanmalıdır. Eğer bir tercihte ısrar varsa, gerekçesi bilinmelidir. Eğer bir ayrıcalık söz konusu değilse, bunun şeffaflığı gösterilmelidir. Çünkü sanatçılar kulislerde değil, sahnede yarışır. Sahne adil paylaşılmadığında alkış azalır, fısıltı artar. Fısıltının adı da bir süre sonra güvensizlik olur. Biz kimseyi itham etmiyoruz. Biz sadece kamu adına soruyoruz: Bu şehirde belediye sahneleri gerçekten tüm sanatçılara açık mı? Yoksa kültür faaliyetleri, dar bir çevrenin rutin programına mı dönüştü? Sanat, yakınlığa göre değil liyakat ve şeffaflıkla sahne almalıdır. Aksi hâlde ortada kültür politikası değil, programlı bir tekrar vardır."
Akşehirli sokak sanatçısı Hüseyin Çığ, yaptığı yazılı basın açıklamasında belediyenin kültür ve sanat etkinliklerine yönelik dikkat çeken eleştirilerde bulundu. Çığ, belediye tarafından düzenlenen etkinliklerde sürekli aynı isimlerin sahne almasını sorgulayarak, kültür politikalarında şeffaflık ve eşitlik çağrısı yaptı.

Açıklamasında “Bazı şehirlerde sanat desteklenir, bazılarında sanatçı desteklenir. Bazılarında ise tanıdıklar desteklenir, adına da ‘kültür vizyonu’ denir” ifadelerini kullanan Çığ, Akşehir’de hangisinin yaşandığının artık açıkça sorulması gerektiğini belirtti.

Belediyenin etkinlik takvimine dikkat çeken Çığ şu ifadelere yer verdi:

Vizyon mu, Vitrin mi? Sanatın Değil, Yakınlığın Sahne Aldığı Şehir Üzerine

Bazı şehirlerde sanat desteklenir.

Bazılarında sanatçı desteklenir.

Bazılarında ise tanıdıklar desteklenir, adına da “kültür vizyonu” denir.

Bizim şehirde hangisi yaşanıyor, artık sormak gerekiyor.

Belediyenin düzenlediği etkinlik takvimine bakıyoruz.

Festival var, aynı isim.

Konser var, aynı isim.

Sunuculuk var, yine aynı isim.

Ve şimdi takvimler 27 Ocak’ı gösteriyor.

Belediyenin düzenlediği Kış Şenliği programında, saat 20.30’da Akşehir Kültür Merkezi sahnesinde yine Erkan Sandık var.

Bu artık “duyduk” denilecek bir mesele değil.

Program afişlerinde yazıyor.

Takvimde duruyor.

Sahnede tekrar ediyor.

Sorular hâlâ aynı, cevaplar hâlâ ortada yok:

Bu görevler ihale ile mi veriliyor?

Veriliyorsa şartları nedir, başka sanatçılar başvurabiliyor mu?

Verilmiyorsa hangi kriterler uygulanıyor?

Bu sahneler ücretli mi, gönüllülük mü, yoksa belediyenin takdirine bağlı kapalı bir çevre mi?

Kamu kaynağı söz konusuysa, bu bir “sanat tercihi” değil, kamusal bir tasarruftur.

Kamusal tasarrufta da esas olan eşitliktir, yakınlık değil.

Mesele bir sanatçının sahne alması değildir.

Mesele, belediye sahnelerinde sürekli aynı sanatçının yer almasıdır.

Bu şehirde başka müzisyen yok mu?

Sunuculuk yapabilecek başka kimse yetişmedi mi?

Düğünlerde, sokaklarda, küçük sahnelerde yıllardır emek veren insanlar bu şehrin sanatçısı değil mi?

Yoksa mesele yetenek değil de, belediye koridorlarına olan mesafe midir?

Kültür politikası;

eş dost memnuniyeti değil,

şehirdeki sanatsal çeşitliliği büyütme işidir.

Vizyon; sahneyi genişletir.

Tek bir ismin etrafında döndürmez.

Kültürü çoğaltır, daraltmaz.

Eğer bu tablo bir tesadüfse, açıklanmalıdır.

Eğer bir tercihte ısrar varsa, gerekçesi bilinmelidir.

Eğer bir ayrıcalık söz konusu değilse, bunun şeffaflığı gösterilmelidir.

Çünkü sanatçılar kulislerde değil, sahnede yarışır.

Sahne adil paylaşılmadığında alkış azalır, fısıltı artar.

Fısıltının adı da bir süre sonra güvensizlik olur.

Biz kimseyi itham etmiyoruz.

Biz sadece kamu adına soruyoruz:

Bu şehirde belediye sahneleri gerçekten tüm sanatçılara açık mı?

Yoksa kültür faaliyetleri, dar bir çevrenin rutin programına mı dönüştü?

Sanat, yakınlığa göre değil

liyakat ve şeffaflıkla sahne almalıdır.

Aksi hâlde ortada kültür politikası değil,

programlı bir tekrar vardır."

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberpoligon.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
dini chat giftcardmall/mygift