ANAHTAR PARTİ AKŞEHİR İLÇE BAŞKANI AYTAÇ: TÜRKİYE BÜYÜRKEN AKŞEHİR NEDEN YERİNDE SAYIYOR?
ANAHTAR PARTİ AKŞEHİR İLÇE BAŞKANI AYTAÇ: TÜRKİYE BÜYÜRKEN AKŞEHİR NEDEN YERİNDE SAYIYOR?
Anahtar Parti Akşehir İlçe Başkanı Serdar Aytaç, Akşehir’in 2019–2025 yılları arasındaki nüfus verilerine dikkat çekerek; yatırım, istihdam ve ilçenin geleceğine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.
Anahtar Parti Akşehir İlçe Başkanı Serdar Aytaç, Akşehir’in nüfus verileri, yatırım, istihdam ve ilçenin geleceğine ilişkin değerlendirmeleri yeniden gündeme taşıdı. Başkan Aytaç; Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verileri üzerinden yaptığı değerlendirmede, Türkiye nüfusu 2019-2025 yılları arasında artarken Akşehir nüfusunun aynı dönemde gerilediğine dikkat çekti. Akşehir’in yatırım, üretim, istihdam, sanayi, tarım, turizm ve gençlerin ilçede gelecek kurabilmesi açısından önümüzdeki yıllara yönelik kapsamlı bir kalkınma anlayışına ihtiyaç duyduğunu ifade etti.
Başkan Serdar Aytaç açıklamada şu ifadelere yer verildi:
Akşehir'in geleceği açısından üzerinde ciddi biçimde düşünülmesi gereken bir nüfus tablosuyla karşı karşıyayız. Rakamlar yoruma ihtiyaç bırakmayacak kadar açıktır. TÜİK verilerine göre Türkiye'nin nüfusu 2019 yılında 83 milyon 154 bin 997 iken, 2025 yılı sonunda 86 milyon 92 bin 168'e yükselmiştir. Türkiye altı yılda yaklaşık 2 milyon 937 bin kişi, başka bir ifadeyle yüzde 3,53 büyümüştür.
Akşehir'in nüfusu ise 2019 yılında 93 bin 885 iken, 2025 yılında 93 bin 613'e gerilemiştir. Türkiye'nin nüfusu yaklaşık yüzde 3,53 artarken Akşehir'in nüfusunun artmaması, aksine 272 kişi azalması üzerinde durulması gereken ciddi bir göstergedir.
Daha açık ifade edelim: Akşehir nüfusu sadece Türkiye genelindeki yüzde 3,53'lük artış oranına paralel şekilde büyümüş olsaydı bugün yaklaşık 97 bin 200 nüfusa ulaşmış olacaktı. Oysa bugün 93 bin 613 kişiyiz. Türkiye ortalamasına göre olması gereken nüfusla mevcut nüfus arasında yaklaşık 3 bin 600 kişilik bir fark bulunmaktadır.
Elbette nüfus tek başına bir şehrin gelişmişliğini ölçmeye yetmez. Ancak bir şehir yıllar boyunca nüfusunu dahi korumakta zorlanıyorsa bunun nedenlerini konuşmak zorundayız.
Akşehir'in insanı neden başka şehirlere gidiyor? Gençlerimiz eğitimlerini tamamladıktan sonra neden memleketlerine dönmüyor? Gençlerimize burada gelecek kurabilecekleri yeterli iş sahalarını oluşturabiliyor muyuz? Akşehir'e son yıllarda kaç büyük ölçekli yatırım kazandırıldı? Kaç yeni fabrika açıldı? Kaç nitelikli ve kalıcı istihdam alanı oluşturuldu? Organize sanayimizi ne kadar büyütebildik? Tarım ve hayvancılıktaki gücümüzü neden daha yüksek katma değerli üretime dönüştüremiyoruz?
Bunların yanında Akşehir'in coğrafi konumunu, tarihini, kültürünü, Nasreddin Hoca gibi dünya çapında bir değerini ve turizm potansiyelini ekonomik değere ne ölçüde dönüştürebildiğimizi de sorgulamak gerekir.
Mesele yalnızca birkaç fabrika açılması da değildir. Akşehir'in nüfusunu artırabilmesi için sanayiden tarıma, turizmden eğitime, ulaşımdan ticarete, üniversiteden sosyal yaşama kadar birbirini tamamlayan kapsamlı bir kalkınma anlayışına ihtiyacı vardır. Yatırımcı Akşehir'e geldiğinde önünü açacak bir yapı, genç girişimci bir fikir ortaya koyduğunda yanında duracak mekanizmalar ve üniversiteden mezun olan bir gencin “Ben geleceğimi Akşehir'de kurabilirim” diyebileceği bir ekonomik ortam oluşturulmalıdır.
Burada hiç kimseyi kırmak, yapılan hizmetleri yok saymak veya kişileri hedef almak gibi bir düşüncemiz yoktur. Akşehir'e çakılan her çivi değerlidir. Kim yaptıysa teşekkür etmek gerekir. Ancak aynı şekilde eksikleri konuşmak, rakamların ortaya koyduğu tabloyu sorgulamak ve daha iyisini istemek de bu şehre karşı sorumluluğumuzdur.
Çünkü mesele bir siyasi partinin veya bir kişinin meselesi değildir. Mesele Akşehir'dir.
Akşehir, sahip olduğu tarihî birikimiyle, yetişmiş insan gücüyle, tarımıyla, sanayisiyle ve coğrafi konumuyla nüfus kaybeden değil; çevresinden nüfus ve yatırım çeken bir şehir olabilecek potansiyele sahiptir.
Önümüzde duran rakam bize önemli bir şey söylüyor: Türkiye büyürken Akşehir aynı ölçüde büyüyememiştir. Bunu görmezden gelmek yerine nedenlerini doğru tespit etmek ve çözüm üretmek zorundayız.
Bizim üzerinde durmamız gereken soru son derece basittir:
Türkiye'nin nüfusu artarken Akşehir neden yerinde sayıyor?
Bu sorunun cevabını aramak, kimseye karşı olmak değildir. Tam tersine Akşehir'den yana olmaktır.
Akşehir'in artık günü kurtaran değil, önümüzdeki 10-20 yılı planlayan bir kalkınma anlayışına ihtiyacı vardır. Daha fazla yatırım, daha fazla üretim, daha fazla istihdam ve gençlerimizin kendi memleketlerinde gelecek kurabilecekleri bir Akşehir hedefi, hepimizin ortak meselesi olmalıdır.
Rakamları tartışabiliriz, yöntemleri tartışabiliriz, çözüm yollarını tartışabiliriz. Ancak bir konuda ortaklaşmak zorundayız:
Akşehir daha fazlasını hak ediyor.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.





