EĞİTİM-İŞ’TEN ÖĞRETMENLERİN SINIF İÇİ İZLENMESİNE KARŞI ÖNEMLİ HUKUKİ KAZANIM
EĞİTİM-İŞ’TEN ÖĞRETMENLERİN SINIF İÇİ İZLENMESİNE KARŞI ÖNEMLİ HUKUKİ KAZANIM
Eğitim-İş’in, öğretmenlerin sınıf içi etkinliklerinin ve öğretim faaliyetlerinin okul yöneticileri ile zümre başkanları tarafından gözlemlenerek değerlendirilmesini öngören düzenlemeye karşı açtığı davada önemli bir hukuki kazanım elde edildi. Danıştay, “Öğretmenlerin Sınıf İçi Etkinlikleri ve Öğretim Faaliyetlerinin İzlenmesi, Değerlendirilmesi ve Geliştirilmesine İlişkin Yönerge”nin bütünü bakımından yürütmesinin durdurulmasına karar verdi.
Millî Eğitim Bakanlığı tarafından uygulamaya konulan yönerge ile öğretmenlerin sınıf içindeki eğitim-öğretim faaliyetlerinin izlenmesi ve değerlendirilmesine yönelik bir sistem oluşturulmuştu. Uygulama kapsamında öğretmenlerin bir ders saati içerisinde gözlemlenmesi ve hazırlanan matbu formlar üzerinden değerlendirilmesi öngörülüyordu.
Eğitim-İş, söz konusu düzenlemenin öğretmenlerin mesleki gelişimini desteklemekten ziyade okul ortamında denetim ve baskı algısı oluşturabilecek bir yapıya dönüşebileceğini, ayrıca hukuki dayanağının bulunmadığını belirterek yargıya başvurdu.
Açılan dava sonucunda Danıştay tarafından verilen kararda, Bakanlığa derslerin izlenmesi ve değerlendirilmesine ilişkin bazı usul ve esasları belirleme konusunda çeşitli mevzuat hükümleriyle yetki verilmiş olsa da, öğretmenlerin yeterlilik seviyelerinin belirlenmesi ve bu değerlendirmeler sonucunda mesleki gelişimlerine ilişkin plan, program ve uygulamaların belirlenmesinin 7528 sayılı Öğretmenlik Mesleği Kanunu’nun 19. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenmesi gerektiğine dikkat çekildi.
Danıştay kararında ayrıca, yönergenin dayanağı olarak gösterilen Millî Eğitim Bakanlığı Personeli Hizmet İçi Eğitim Yönetmeliği’nde, yönergeyle getirilen öğretmenlerin yeterlilik seviyelerinin belirlenmesine ve bu belirlemelere göre uygulama yapılmasına ilişkin sistemi karşılayan hükümlerin bulunmadığı belirtildi.
Bu gerekçeler doğrultusunda Danıştay, dava konusu yönergede normlar hiyerarşisine göre üst hukuk normlarına uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşarak yönergenin bütünü bakımından yürütmesinin durdurulmasına karar verdi.
“Öğretmenin mesleki gelişimi başka, öğretmeni denetim altında tutmak başka”
Kararı değerlendiren Eğitim-İş Akşehir Temsilcilik Sekreteri Umut Akbulut, Eğitim-İş olarak öğretmenlerin mesleki gelişimini destekleyen her türlü çalışmanın yanında olduklarını ancak bunun hukuki güvenceler içerisinde ve öğretmenin mesleki saygınlığını koruyacak yöntemlerle yapılması gerektiğini belirtti.
Akbulut açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Öğretmenin mesleki gelişimini desteklemek elbette eğitim sisteminin en önemli amaçlarından biridir. Ancak bunun yolu öğretmeni bir ders saati boyunca gözlemleyerek matbu formlar üzerinden değerlendirmek, yeterlilik seviyesini belirlemek ve bu değerlendirmeler üzerinden bir sistem kurmak değildir. Öğretmene güvenmeyen, öğretmeni sürekli izlenen ve değerlendirilen bir çalışan konumuna getiren anlayış eğitim ortamındaki çalışma barışına da zarar verir.”
Danıştay kararının idarenin düzenleme yetkisinin sınırlarını göstermesi bakımından önemli olduğunu vurgulayan Akbulut, şöyle devam etti:
“Danıştay’ın verdiği karar, yalnızca Eğitim-İş’in açtığı bir davada elde edilmiş hukuki bir sonuç değildir. Aynı zamanda idarenin düzenleme yaparken kanun ve yönetmeliklerle çizilen sınırların dışına çıkamayacağını ortaya koyan önemli bir karardır. Öğretmenlerin görev, yetki ve sorumluluklarını etkileyen düzenlemeler, üst hukuk normlarına uygun olmak zorundadır.”
“Eğitim Emekçilerinin Çalışma Barışını Savunmaya Devam Edeceğiz”
Eğitim-İş’in eğitim emekçilerinin haklarını her platformda savunmaya devam edeceğini belirten Umut Akbulut, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Bizler öğretmenlerin sınıflarında özgür, güvenli ve huzurlu bir çalışma ortamına sahip olmasını savunuyoruz. Eğitimde niteliğin artırılması, öğretmeni baskı altında tutarak veya sürekli denetim hissi oluşturarak sağlanamaz. Öğretmenlerin mesleki gelişimi bilimsel, objektif, katılımcı ve hukuka uygun yöntemlerle desteklenmelidir. Eğitim-İş olarak eğitim emekçilerinin çalışma barışını zedeleyen, hukuki dayanağı bulunmayan veya öğretmenler üzerinde baskı oluşturabilecek uygulamalara karşı mücadelemizi sürdüreceğiz. Danıştay’ın verdiği bu kararın öğretmenlerin hukuki güvencesi, mesleki saygınlığı ve eğitim ortamının çalışma barışı açısından önemli bir kazanım olduğunu düşünüyoruz.”
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.




