Bugün kendi doğum günümüzü kutlamadan önce başımızı kaldırıp Akşehir’e bakıyoruz. Çünkü bugün 24 Ağustos. Haber Poligon tam üç yıl önce bugün yayın hayatına başladı. Fakat 24 Ağustos’un bizim için anlamı 2023’te başlamadı.
Bu tarih bizden çok daha eski, bizden çok daha büyük.
24 Ağustos 1922’de Başkomutanlık, Genelkurmay Başkanlığı ve Batı Cephesi karargâhları Akşehir’den Büyük Taarruz bölgesine hareket etti. Aylar süren hazırlıkların ardından Türk milletinin bağımsızlık mücadelesini zafere taşıyacak büyük harekâtın son safhasına geçiliyordu. 104 yıl sonra bugün Akşehir yine Onur Günü’nü kutluyor.
Biz de Haber Poligon’un üçüncü yaşını tamamlayıp dördüncü yılına giriyoruz. Bunun bizim için taşıdığı anlamı yalnızca “güzel bir tesadüf” diyerek geçemeyiz.
Çünkü biz Akşehirliyiz.
Bu şehrin tarihine dışarıdan bakmıyoruz.
Ve biz Türk’üz.
Bu milletin hangi şartlarda bağımsız kaldığını, bu toprakların hangi mücadelelerden geçerek vatan olduğunu ve yaşadığımız Akşehir’in o mücadelenin neresinde durduğunu biliyoruz. Dolayısıyla Haber Poligon’un kuruluş yıldönümünü Akşehir’in Onur Günü’nde kutlamak bizim için yalnızca kurumsal bir yıldönümü değildir. Bir tarafta bize kim olduğumuzu ve nasıl bir tarih taşıdığımızı hatırlatan 24 Ağustos 1922 var. Diğer tarafta bu şehre karşı gazetecilik sorumluluğumuzun başladığı 24 Ağustos 2023.
Elbette bu iki tarihi birbirine denk tutacak değiliz. Fakat aynı takvim yaprağında buluşmalarının bizim için taşıdığı kıymeti de saklayacak değiliz.
Bugün Haber Poligon üç yaşında. Üç yıldır Akşehir’in siyasetini, asayişini, sporunu, kültürünü, sevincini, tartışmasını, başarısını ve sorunlarını yazıyoruz. Fakat üç yılın sonunda meseleye yalnızca kaç haber yaptığımız üzerinden bakmıyoruz. Çünkü gazetecilik sayı işi değildir. Gazetecilik bazen yazdığınız insanla ertesi sabah aynı çarşıda karşılaşacağınızı bilerek yazmaktır. Eleştirdiğiniz kurum birkaç sokak ötedeyken soru sormaktır. Telefonunuzun çalacağını bilerek yayımla tuşuna basmaktır. Herkes aynı şeyi söylerken “Gerçekten öyle mi?” diyebilmektir. Birileri memnun olsun diye haberi büyütmemek, birileri rahatsız olacak diye küçültmemektir. Yerel gazeteciliğin zorluğu da tam olarak burada. Çünkü aranızda kilometreler yok. Bazen yalnızca birkaç sokak var. Ve gazetecilik, o birkaç sokaklık mesafede dahi kaleminin mesafesini koruyabilmektir.
Biz Akşehirliyiz.
Bunun arkasına saklanmıyoruz. Tam tersine bunun bize daha büyük bir sorumluluk yüklediğini düşünüyoruz. Çünkü memleketini sevmek, yalnızca güzel şeylerini anlatmak değildir. Bir şehrin başarısını sahipleniyorsanız sorununu da görmelisiniz. İyi yapılan işi alkışlıyorsanız yanlış yapılan işe de soru sorabilmelisiniz. Akşehir bizim memleketimiz diye susamayız. Akşehir bizim memleketimiz olduğu için susmamalıyız. Gazetecilik açısından üç yılın bize öğrettiği en önemli şeylerden biri de bu oldu.
Bugün elinde telefonu olan herkes görüntü çekebilir. Herkes bir sosyal medya hesabı açabilir. Herkes birkaç saniye içerisinde binlerce insana ulaşabilir. Ama ulaşmak başka şeydir, gazetecilik başka.
Gazetecilik gördüğünü paylaşmadan önce anlamaya çalışmaktır. Duyduğunu yazmadan önce doğrulamaktır. Bir iddianın yalnızca bir tarafını değil, diğer tarafını da aramaktır. Ve gerektiğinde herkesten birkaç dakika sonra yayımlayıp doğru bilgiyi vermeyi, herkesten önce yanlış bilgi vermeye tercih etmektir.
Çünkü gazetecilikte hız önemlidir ama güven daha önemlidir. Takipçi kazanabilirsiniz. Etkileşim satın alabilirsiniz. Sansasyonel bir başlıkla binlerce tıklama alabilirsiniz.
Güvenin ise kestirme yolu yoktur.
Haber Poligon’un dördüncü yılında korumamız gereken en büyük sermaye de budur. Bu yüzden yeni yaşımız için “daha fazla haber” sözü vermiyoruz. Daha fazla gazetecilik sözü veriyoruz. Daha çok araştırmak. Daha çok soru sormak. Daha fazla sahada olmak. Akşehir’in güzel taraflarını anlatırken sorunlarının üzerini örtmemek. Ve bu şehrin bugününün mümkün olduğunca doğru kaydını tutmak. Çünkü bugün yaptığımız iş yalnızca bugüne ait değil.
Haber Poligon’da bugün yayımlanan sıradan bir fotoğraf, belki yirmi yıl sonra Akşehir’in eski hâlini gösteren kıymetli bir belge olacak. Bugün birkaç dakika okunup unutulan bir haber, yıllar sonra “2026’da Akşehir’de ne olmuştu?” diye araştıran birinin karşısına çıkacak.
Biz bugünün haberini yapıyoruz.
Ama aynı zamanda yarının arşivini oluşturuyoruz.
Bu nedenle bugün bizim için iki ayrı gururu aynı anda taşıyor.
Akşehirliyiz.
Bu şehrin Millî Mücadele’de üstlendiği rolü biliyor ve onunla gurur duyuyoruz.
Türk’üz.
Türk milletinin bağımsızlığı uğruna verilen mücadelenin hatırasını taşıyan bir şehirde yaşamanın ne ifade ettiğini biliyoruz.
Ve gazeteciyiz.
Bunun da bize yüklediği sorumluluğun farkındayız.
24 Ağustos bu üç duygunun bizim için aynı tarihte buluştuğu gün.
Son Söz Sude’den:
Geçen yıl bu satırlarda “Gazetecilik oyuncak değildir” demiştim. Bugün o sözün arkasında yine duruyorum. Ancak üç yılı tamamladıktan sonra yanına bir cümle daha eklemek istiyorum:
Gazetecilik, yaşadığın şehre karşı sorumluluktur.
Hele ki o şehir senin memleketinse…
Ben Akşehirliyim. Türk olmaktan, bu milletin bir ferdi olmaktan ve Millî Mücadele’nin izlerini taşıyan bir şehirde yaşamaktan gurur duyuyorum. Haber Poligon’un kuruluş yıldönümünün Akşehir’in Onur Günü’yle aynı güne denk gelmesini de bu nedenle sıradan bir tarih tesadüfü olarak göremiyorum.
Bugün kendi yıldönümümüzü kutlarken önce 104 yıl öncesine bakıyoruz.
Bu şehirde hangi hazırlıkların yapıldığını, kimlerin hangi sorumlulukları üstlendiğini, Büyük Taarruz’a giden yolun Akşehir’den de geçtiğini hatırlıyoruz.
Sonra bugüne dönüyoruz.
Bizim mücadelemizi o günlerle kıyaslamak mümkün değil ve böyle bir kıyaslama yapmak doğru da olmaz.
Bizim görevimiz çok başka.
Elimizde kalemimiz, kameramız ve mikrofonumuz var.
Bize düşen; yaşadığımız şehri doğru anlatmak, gerektiğinde soru sormak, kimsenin hatırına göre haber değiştirmemek ve Akşehir’in bugününün doğru kaydını yarına bırakmak.
Üç yıl geride kaldı.
Bugün dördüncü yıla giriyoruz.
Büyük laflar etmeyeceğim.
Sadece şunu söyleyeceğim:
Akşehir bizim memleketimiz.
Türkiye bizim vatanımız.
Gazetecilik bizim sorumluluğumuz.
Üçüne de sahip çıkmaya devam edeceğiz.
Akşehir’imizin Onur Günü kutlu olsun.
Haber Poligon’un dördüncü yılı kutlu olsun.
Bugün kendi doğum günümüzü kutlamadan önce başımızı kaldırıp Akşehir’e bakıyoruz. Çünkü bugün 24 Ağustos. Haber Poligon tam üç yıl önce bugün yayın hayatına başladı. Fakat 24 Ağustos’un bizim için anlamı 2023’te başlamadı.
Bu tarih bizden çok daha eski, bizden çok daha büyük.
24 Ağustos 1922’de Başkomutanlık, Genelkurmay Başkanlığı ve Batı Cephesi karargâhları Akşehir’den Büyük Taarruz bölgesine hareket etti. Aylar süren hazırlıkların ardından Türk milletinin bağımsızlık mücadelesini zafere taşıyacak büyük harekâtın son safhasına geçiliyordu. 104 yıl sonra bugün Akşehir yine Onur Günü’nü kutluyor.
Biz de Haber Poligon’un üçüncü yaşını tamamlayıp dördüncü yılına giriyoruz. Bunun bizim için taşıdığı anlamı yalnızca “güzel bir tesadüf” diyerek geçemeyiz.
Çünkü biz Akşehirliyiz.
Bu şehrin tarihine dışarıdan bakmıyoruz.
Ve biz Türk’üz.
Bu milletin hangi şartlarda bağımsız kaldığını, bu toprakların hangi mücadelelerden geçerek vatan olduğunu ve yaşadığımız Akşehir’in o mücadelenin neresinde durduğunu biliyoruz. Dolayısıyla Haber Poligon’un kuruluş yıldönümünü Akşehir’in Onur Günü’nde kutlamak bizim için yalnızca kurumsal bir yıldönümü değildir. Bir tarafta bize kim olduğumuzu ve nasıl bir tarih taşıdığımızı hatırlatan 24 Ağustos 1922 var. Diğer tarafta bu şehre karşı gazetecilik sorumluluğumuzun başladığı 24 Ağustos 2023.
Elbette bu iki tarihi birbirine denk tutacak değiliz. Fakat aynı takvim yaprağında buluşmalarının bizim için taşıdığı kıymeti de saklayacak değiliz.
Bugün Haber Poligon üç yaşında. Üç yıldır Akşehir’in siyasetini, asayişini, sporunu, kültürünü, sevincini, tartışmasını, başarısını ve sorunlarını yazıyoruz. Fakat üç yılın sonunda meseleye yalnızca kaç haber yaptığımız üzerinden bakmıyoruz. Çünkü gazetecilik sayı işi değildir. Gazetecilik bazen yazdığınız insanla ertesi sabah aynı çarşıda karşılaşacağınızı bilerek yazmaktır. Eleştirdiğiniz kurum birkaç sokak ötedeyken soru sormaktır. Telefonunuzun çalacağını bilerek yayımla tuşuna basmaktır. Herkes aynı şeyi söylerken “Gerçekten öyle mi?” diyebilmektir. Birileri memnun olsun diye haberi büyütmemek, birileri rahatsız olacak diye küçültmemektir. Yerel gazeteciliğin zorluğu da tam olarak burada. Çünkü aranızda kilometreler yok. Bazen yalnızca birkaç sokak var. Ve gazetecilik, o birkaç sokaklık mesafede dahi kaleminin mesafesini koruyabilmektir.
Biz Akşehirliyiz.
Bunun arkasına saklanmıyoruz. Tam tersine bunun bize daha büyük bir sorumluluk yüklediğini düşünüyoruz. Çünkü memleketini sevmek, yalnızca güzel şeylerini anlatmak değildir. Bir şehrin başarısını sahipleniyorsanız sorununu da görmelisiniz. İyi yapılan işi alkışlıyorsanız yanlış yapılan işe de soru sorabilmelisiniz. Akşehir bizim memleketimiz diye susamayız. Akşehir bizim memleketimiz olduğu için susmamalıyız. Gazetecilik açısından üç yılın bize öğrettiği en önemli şeylerden biri de bu oldu.
Bugün elinde telefonu olan herkes görüntü çekebilir. Herkes bir sosyal medya hesabı açabilir. Herkes birkaç saniye içerisinde binlerce insana ulaşabilir. Ama ulaşmak başka şeydir, gazetecilik başka.
Gazetecilik gördüğünü paylaşmadan önce anlamaya çalışmaktır. Duyduğunu yazmadan önce doğrulamaktır. Bir iddianın yalnızca bir tarafını değil, diğer tarafını da aramaktır. Ve gerektiğinde herkesten birkaç dakika sonra yayımlayıp doğru bilgiyi vermeyi, herkesten önce yanlış bilgi vermeye tercih etmektir.
Çünkü gazetecilikte hız önemlidir ama güven daha önemlidir. Takipçi kazanabilirsiniz. Etkileşim satın alabilirsiniz. Sansasyonel bir başlıkla binlerce tıklama alabilirsiniz.
Güvenin ise kestirme yolu yoktur.
Haber Poligon’un dördüncü yılında korumamız gereken en büyük sermaye de budur. Bu yüzden yeni yaşımız için “daha fazla haber” sözü vermiyoruz. Daha fazla gazetecilik sözü veriyoruz. Daha çok araştırmak. Daha çok soru sormak. Daha fazla sahada olmak. Akşehir’in güzel taraflarını anlatırken sorunlarının üzerini örtmemek. Ve bu şehrin bugününün mümkün olduğunca doğru kaydını tutmak. Çünkü bugün yaptığımız iş yalnızca bugüne ait değil.
Haber Poligon’da bugün yayımlanan sıradan bir fotoğraf, belki yirmi yıl sonra Akşehir’in eski hâlini gösteren kıymetli bir belge olacak. Bugün birkaç dakika okunup unutulan bir haber, yıllar sonra “2026’da Akşehir’de ne olmuştu?” diye araştıran birinin karşısına çıkacak.
Biz bugünün haberini yapıyoruz.
Ama aynı zamanda yarının arşivini oluşturuyoruz.
Bu nedenle bugün bizim için iki ayrı gururu aynı anda taşıyor.
Akşehirliyiz.
Bu şehrin Millî Mücadele’de üstlendiği rolü biliyor ve onunla gurur duyuyoruz.
Türk’üz.
Türk milletinin bağımsızlığı uğruna verilen mücadelenin hatırasını taşıyan bir şehirde yaşamanın ne ifade ettiğini biliyoruz.
Ve gazeteciyiz.
Bunun da bize yüklediği sorumluluğun farkındayız.
24 Ağustos bu üç duygunun bizim için aynı tarihte buluştuğu gün.
Son Söz Sude’den:
Geçen yıl bu satırlarda “Gazetecilik oyuncak değildir” demiştim. Bugün o sözün arkasında yine duruyorum. Ancak üç yılı tamamladıktan sonra yanına bir cümle daha eklemek istiyorum:
Gazetecilik, yaşadığın şehre karşı sorumluluktur.
Hele ki o şehir senin memleketinse…
Ben Akşehirliyim. Türk olmaktan, bu milletin bir ferdi olmaktan ve Millî Mücadele’nin izlerini taşıyan bir şehirde yaşamaktan gurur duyuyorum. Haber Poligon’un kuruluş yıldönümünün Akşehir’in Onur Günü’yle aynı güne denk gelmesini de bu nedenle sıradan bir tarih tesadüfü olarak göremiyorum.
Bugün kendi yıldönümümüzü kutlarken önce 104 yıl öncesine bakıyoruz.
Bu şehirde hangi hazırlıkların yapıldığını, kimlerin hangi sorumlulukları üstlendiğini, Büyük Taarruz’a giden yolun Akşehir’den de geçtiğini hatırlıyoruz.
Sonra bugüne dönüyoruz.
Bizim mücadelemizi o günlerle kıyaslamak mümkün değil ve böyle bir kıyaslama yapmak doğru da olmaz.
Bizim görevimiz çok başka.
Elimizde kalemimiz, kameramız ve mikrofonumuz var.
Bize düşen; yaşadığımız şehri doğru anlatmak, gerektiğinde soru sormak, kimsenin hatırına göre haber değiştirmemek ve Akşehir’in bugününün doğru kaydını yarına bırakmak.
Üç yıl geride kaldı.
Bugün dördüncü yıla giriyoruz.
Büyük laflar etmeyeceğim.
Sadece şunu söyleyeceğim:
Akşehir bizim memleketimiz.
Türkiye bizim vatanımız.
Gazetecilik bizim sorumluluğumuz.
Üçüne de sahip çıkmaya devam edeceğiz.
Akşehir’imizin Onur Günü kutlu olsun.
Haber Poligon’un dördüncü yılı kutlu olsun.
