HÜSEYİN ÇIĞ’DAN BİREYSEL SİLAHLANMAYA SERT TEPKİ: “SİLAH DEĞİL, YAŞAM HAKKI!”

Güncel (HP) - Haber Poligon | 24.10.2026 - 12:14, Güncelleme: 24.10.2026 - 12:14 142 kez okundu.
 

HÜSEYİN ÇIĞ’DAN BİREYSEL SİLAHLANMAYA SERT TEPKİ: “SİLAH DEĞİL, YAŞAM HAKKI!”

Görmeyenleri Koruma Derneği Akşehir Temsilcisi Hüseyin Çığ, Akşehir’de yaşanan silahlı cinayetin ardından bireysel silahlanmaya karşı kapsamlı yasal düzenleme çağrısında bulunarak ruhsat süreçlerinin zorlaştırılmasını, denetimlerin artırılmasını ve ruhsatsız silah suçlarına ağır yaptırımlar uygulanmasını istedi.
Görmeyenleri Koruma Derneği Akşehir Temsilcisi Hüseyin Çığ, “Silah Değil, Yaşam Hakkı!” başlığıyla yaptığı açıklamada, bireysel silahlanmanın toplum güvenliğini tehdit ettiğini belirterek yetkililere acil önlem çağrısında bulundu. Akşehir’de yaşanan ve genç bir kişinin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan silahlı saldırıya dikkat çeken Çığ, silahlara erişimin kolaylığının ağır sonuçlara yol açtığını ifade etti. Çocukların silahlara ulaşarak okullarda şiddet olaylarına karışmasının, kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin de bireysel silahlanma sorunu çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini belirten Çığ, mevcut tablonun ertelenemez bir sorun haline geldiğini kaydetti. Bireysel silahlanmayı önlemeye yönelik köklü yasal düzenlemeler yapılmasını isteyen Çığ, silah ruhsatı alma şartlarının ağırlaştırılması, ruhsat sahiplerinin belirli aralıklarla psikolojik ve sağlık denetimlerinden geçirilmesi, silahların fiziki kontrole tabi tutulması ve ruhsatsız silah suçlarına daha ağır yaptırımlar uygulanması yönündeki taleplerini sıraladı. Çığ, açıklamasında siyasi iktidarı, Türkiye Büyük Millet Meclisinde grubu bulunan siyasi partileri ve sivil toplum kuruluşlarını bireysel silahlanma konusunu acil gündem maddesi haline getirmeye çağırdı. Hüseyin Çığ’ın açıklaması şöyle: “SİLAH DEĞİL, YAŞAM HAKKI! Ülkemiz, ferdi ihtirasların, öfke nöbetlerinin ve denetimsizliğin elinde ağır bir toplumsal çürümenin ve telafisi imkânsız acıların eşiğine sürüklenmektedir. Sokaklarda, evlerde, toplumsal yaşamın her bir alanında yankılanan silah sesleri, yalnızca hayatları karartmakla kalmayıp milletçe huzurumuzu, emniyet duygumuzu ve geleceğimize olan inancımızı kökünden sarsmaktadır. Bugün karşı karşıya bulunduğumuz bu vahim tablo; ertelenemez, üzeri örtülemez ve geçiştirilemez bir ‘bireysel silahlanma’ felaketidir. Geçtiğimiz günlerde Akşehir’imizde yaşanan ve gencecik bir hemşerimizi toprağa vermemize yol açan elim cinayet, silah edinmenin ve silaha ulaşmanın ne kadar dehşet verici bir basitliğe indirgendiğini bir kez daha acı bir tokat gibi yüzümüze çarpmıştır. Tedbirsizliğin, denetimsizliğin ve vurdumduymazlığın bedelini gencecik evlatlarımızı toprağa vererek ödüyoruz. Bu acı olay, hepimiz için son derece acil ve ciddi bir uyarı niteliğindedir. Özellikle son iki yıldır şahit olduğumuz manzara, içimizi daha da yakmaktadır. Çocuk yaştaki bireylerin kolayca erişebildikleri silahlarla okullara kadar girip akranlarına yönelik şiddet eylemlerine girişmeleri; meselenin artık münferit bir asayiş olayı olmaktan çıkıp toplumsal dokumuzu içten içe kemiren toplumsal bir cinnet hâline geldiğini göstermektedir. Ülkemizde yaşanan olumsuzlukların, kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin kahir ekseriyetinin altında yatan temel etkenlerden biri, silaha erişimin bu denli kolaylaşmış olmasıdır. Bu gidişat kader değildir; olamaz ve olmamalıdır! Devletin yetkili organları, siyaset kurumu ve kamuoyu acilen sorumluluk almalı, bireysel silahlanmayı zorlaştıracak ve caydıracak köklü yasal düzenlemeleri derhal hayata geçirmelidir. Bu doğrultuda acilen talep ediyoruz: Silah ruhsatı almak sıradan ve kolay bir işlem olmaktan kesinlikle çıkarılmalıdır. Ruhsat harçları ve mali yükümlülükler son derece yüksek ve erişilmesi zor seviyelere çekilmeli; her önüne gelenin silaha ulaşmasının önüne geçilmelidir. Silah taşıma veya bulundurma ruhsatına sahip bireyler, yalnızca başvuru anında değil, belirli periyotlarla son derece sıkı, tavizsiz psikolojik testlerden ve sağlık denetimlerinden geçirilmelidir. Akli ve ruhi dengesinde en ufak bir şüphe görülenlerin ruhsatları derhal iptal edilmelidir. Mülkiyet altındaki tüm silahlar, belirlenecek periyotlarla bizzat kolluk kuvvetlerine ibraz edilerek fiziki sayıma ve kontrole tabi tutulmalıdır. Ruhsatsız silah bulundurma ve taşıma suçlarına uygulanan müsamaha derhal sonlandırılmalı; para cezaları veya ertelemeler yerine doğrudan ve alt sınırı yüksek hapis cezalarını içeren en ağır yasal yaptırımlar getirilmelidir. Sistem, kâğıt üzerindeki kurallarla değil, sahada tavizsiz şekilde uygulanan sıkı ve net denetimlerle işletilmelidir. Yavrularımızın, kadınlarımızın ve yurttaşlarımızın yaşam hakkını korumak, devletin ve bu topluma yön verenlerin en birincil ödevidir. Olaylar yaşandıktan sonra başsağlığı dilemek, acıları hafifletmediği gibi yeni felaketlerin önüne de geçmemektedir. Silahlanmanın böylesine kolay olduğu bir düzende kimsenin can güvenliği güvence altında değildir. Siyasi iktidarı, Mecliste grubu bulunan tüm partileri ve sivil toplum kuruluşlarını bu yakıcı meseleyi acil gündem maddesi yapmaya, gerekli kanuni düzenlemeleri bir an önce çıkarmaya ve kamuoyu baskısını diri tutmaya davet ediyoruz. Başka canlar yanmasın, başka gencecik evlatlarımız toprağa girmesin! Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Görmeyenleri Koruma Derneği Akşehir Temsilcisi Hüseyin Çığ, Akşehir’de yaşanan silahlı cinayetin ardından bireysel silahlanmaya karşı kapsamlı yasal düzenleme çağrısında bulunarak ruhsat süreçlerinin zorlaştırılmasını, denetimlerin artırılmasını ve ruhsatsız silah suçlarına ağır yaptırımlar uygulanmasını istedi.

Görmeyenleri Koruma Derneği Akşehir Temsilcisi Hüseyin Çığ, “Silah Değil, Yaşam Hakkı!” başlığıyla yaptığı açıklamada, bireysel silahlanmanın toplum güvenliğini tehdit ettiğini belirterek yetkililere acil önlem çağrısında bulundu.

Akşehir’de yaşanan ve genç bir kişinin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan silahlı saldırıya dikkat çeken Çığ, silahlara erişimin kolaylığının ağır sonuçlara yol açtığını ifade etti. Çocukların silahlara ulaşarak okullarda şiddet olaylarına karışmasının, kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin de bireysel silahlanma sorunu çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini belirten Çığ, mevcut tablonun ertelenemez bir sorun haline geldiğini kaydetti.

Bireysel silahlanmayı önlemeye yönelik köklü yasal düzenlemeler yapılmasını isteyen Çığ, silah ruhsatı alma şartlarının ağırlaştırılması, ruhsat sahiplerinin belirli aralıklarla psikolojik ve sağlık denetimlerinden geçirilmesi, silahların fiziki kontrole tabi tutulması ve ruhsatsız silah suçlarına daha ağır yaptırımlar uygulanması yönündeki taleplerini sıraladı.

Çığ, açıklamasında siyasi iktidarı, Türkiye Büyük Millet Meclisinde grubu bulunan siyasi partileri ve sivil toplum kuruluşlarını bireysel silahlanma konusunu acil gündem maddesi haline getirmeye çağırdı.

Hüseyin Çığ’ın açıklaması şöyle:

“SİLAH DEĞİL, YAŞAM HAKKI!

Ülkemiz, ferdi ihtirasların, öfke nöbetlerinin ve denetimsizliğin elinde ağır bir toplumsal çürümenin ve telafisi imkânsız acıların eşiğine sürüklenmektedir. Sokaklarda, evlerde, toplumsal yaşamın her bir alanında yankılanan silah sesleri, yalnızca hayatları karartmakla kalmayıp milletçe huzurumuzu, emniyet duygumuzu ve geleceğimize olan inancımızı kökünden sarsmaktadır. Bugün karşı karşıya bulunduğumuz bu vahim tablo; ertelenemez, üzeri örtülemez ve geçiştirilemez bir ‘bireysel silahlanma’ felaketidir.

Geçtiğimiz günlerde Akşehir’imizde yaşanan ve gencecik bir hemşerimizi toprağa vermemize yol açan elim cinayet, silah edinmenin ve silaha ulaşmanın ne kadar dehşet verici bir basitliğe indirgendiğini bir kez daha acı bir tokat gibi yüzümüze çarpmıştır. Tedbirsizliğin, denetimsizliğin ve vurdumduymazlığın bedelini gencecik evlatlarımızı toprağa vererek ödüyoruz. Bu acı olay, hepimiz için son derece acil ve ciddi bir uyarı niteliğindedir.

Özellikle son iki yıldır şahit olduğumuz manzara, içimizi daha da yakmaktadır. Çocuk yaştaki bireylerin kolayca erişebildikleri silahlarla okullara kadar girip akranlarına yönelik şiddet eylemlerine girişmeleri; meselenin artık münferit bir asayiş olayı olmaktan çıkıp toplumsal dokumuzu içten içe kemiren toplumsal bir cinnet hâline geldiğini göstermektedir. Ülkemizde yaşanan olumsuzlukların, kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin kahir ekseriyetinin altında yatan temel etkenlerden biri, silaha erişimin bu denli kolaylaşmış olmasıdır.

Bu gidişat kader değildir; olamaz ve olmamalıdır! Devletin yetkili organları, siyaset kurumu ve kamuoyu acilen sorumluluk almalı, bireysel silahlanmayı zorlaştıracak ve caydıracak köklü yasal düzenlemeleri derhal hayata geçirmelidir.

Bu doğrultuda acilen talep ediyoruz:

Silah ruhsatı almak sıradan ve kolay bir işlem olmaktan kesinlikle çıkarılmalıdır. Ruhsat harçları ve mali yükümlülükler son derece yüksek ve erişilmesi zor seviyelere çekilmeli; her önüne gelenin silaha ulaşmasının önüne geçilmelidir.

Silah taşıma veya bulundurma ruhsatına sahip bireyler, yalnızca başvuru anında değil, belirli periyotlarla son derece sıkı, tavizsiz psikolojik testlerden ve sağlık denetimlerinden geçirilmelidir. Akli ve ruhi dengesinde en ufak bir şüphe görülenlerin ruhsatları derhal iptal edilmelidir.

Mülkiyet altındaki tüm silahlar, belirlenecek periyotlarla bizzat kolluk kuvvetlerine ibraz edilerek fiziki sayıma ve kontrole tabi tutulmalıdır.

Ruhsatsız silah bulundurma ve taşıma suçlarına uygulanan müsamaha derhal sonlandırılmalı; para cezaları veya ertelemeler yerine doğrudan ve alt sınırı yüksek hapis cezalarını içeren en ağır yasal yaptırımlar getirilmelidir.

Sistem, kâğıt üzerindeki kurallarla değil, sahada tavizsiz şekilde uygulanan sıkı ve net denetimlerle işletilmelidir.

Yavrularımızın, kadınlarımızın ve yurttaşlarımızın yaşam hakkını korumak, devletin ve bu topluma yön verenlerin en birincil ödevidir. Olaylar yaşandıktan sonra başsağlığı dilemek, acıları hafifletmediği gibi yeni felaketlerin önüne de geçmemektedir. Silahlanmanın böylesine kolay olduğu bir düzende kimsenin can güvenliği güvence altında değildir.

Siyasi iktidarı, Mecliste grubu bulunan tüm partileri ve sivil toplum kuruluşlarını bu yakıcı meseleyi acil gündem maddesi yapmaya, gerekli kanuni düzenlemeleri bir an önce çıkarmaya ve kamuoyu baskısını diri tutmaya davet ediyoruz. Başka canlar yanmasın, başka gencecik evlatlarımız toprağa girmesin!

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberpoligon.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.