İYİ PARTİ AKŞEHİR’DEN “TERÖRSÜZ TÜRKİYE” SÜRECİNE SERT TEPKİ: “ŞEHİDİN EMANETİ PAZARLIK MASASINA KONULAMAZ!”
İYİ PARTİ AKŞEHİR’DEN “TERÖRSÜZ TÜRKİYE” SÜRECİNE SERT TEPKİ: “ŞEHİDİN EMANETİ PAZARLIK MASASINA KONULAMAZ!”
İYİ Parti Akşehir İlçe Başkanı Aslan Keskin, “Terörsüz Türkiye” adı altında yürütülen sürece ilişkin sert açıklamalarda bulundu. Keskin, terörle pazarlık ve müzakere yapılamayacağını belirterek, “Şehidin emanetini üç beş siyasi hesabın konusu yaptırmayacağız” dedi.
İYİ Parti Akşehir İlçe Başkanı Aslan Keskin, yaptığı yazılı açıklamada partisinin terör konusunda tutumunun değişmediğini ifade etti. Keskin, Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine getirildiğini belirttiği “Çerçeve Yasa” üzerinden hükümete ve sürece ilişkin çeşitli sorular yöneltti.
“ İYİ Parti olarak ilk günden beri söyledik. Bugün de aynı yerdeyiz, yarın da aynı yerde olacağız” diyen Keskin, “Terörle pazarlık yapılmaz! Teröristle müzakere edilmez! Devlet, terör örgütünün taleplerine göre şekillendirilmez!” ifadelerini kullandı.
“Türkiye’nin geleceği İmralı’dan belirlenemez”
Keskin, açıklamasında Türkiye Cumhuriyeti’nin geleceğinin İmralı’dan gönderilen mesajlarla belirlenemeyeceğini savunarak, “Bugün ‘Terörsüz Türkiye’ adı altında yürütülen sürecin geldiği nokta ortadadır. Kapalı kapılar ardında yürütülen görüşmeler, milletimizden saklanan hazırlıklar ve şimdi Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin önüne getirilen sözde ‘Çerçeve Yasa’” ifadelerini kullandı.
Keskin, “Neyin çerçevesi bu? Devletin mi? Cumhuriyetin mi? Yoksa terör örgütünün taleplerinin mi?” diye sordu.
Başkan Aslan Keskin açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
ŞEHİDİN EMANETİ PAZARLIK MASASINA KONULAMAZ!
İYİ Parti olarak ilk günden beri söyledik. Bugün de aynı yerdeyiz, yarın da aynı yerde olacağız:
Terörle pazarlık yapılmaz!
Teröristle müzakere edilmez!
Devlet, terör örgütünün taleplerine göre şekillendirilmez!
Ve altını kalın çizgiyle çiziyoruz:
Türkiye Cumhuriyeti’nin geleceği İmralı’dan gönderilen mesajlarla belirlenemez!
Bugün “Terörsüz Türkiye” adı altında yürütülen sürecin geldiği nokta ortadadır.
Kapalı kapılar ardında yürütülen görüşmeler…
Milletimizden saklanan hazırlıklar…
Ve şimdi Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin önüne getirilen sözde “Çerçeve Yasa”…
Soruyoruz:
Neyin çerçevesi bu?
Devletin mi?
Cumhuriyetin mi?
Yoksa terör örgütünün taleplerinin mi?
Eğer mesele gerçekten terörsüz bir Türkiye ise, bunun yolu bellidir:
Terör örgütüyle pazarlık değil, terörle kararlı mücadele!
Çünkü biz bu filmi daha önce gördük.
Terörün siyasallaştırılmasının Türkiye’yi nerelere sürükleyebileceğini biliyoruz.
Ve bugün hiç kimse bize yeni isimler, yeni sloganlar, yeni ambalajlarla eski bir hesabı kabul ettiremez.
Çünkü gerçeğin adını değiştirmeyeceğiz!
Terörist, teröristtir.
Silah, silahtır.
Tehdit, tehdittir.
Devlet de devlettir!
ŞEHİDİN KANI ÜZERİNDEN PAZARLIK OLMAZ!
Şimdi özellikle şehit ailelerimize seslenmek istiyorum.
Evladını bu vatan için toprağa vermiş bir annenin gözlerinin içine bakmadan…
Şehidin kanı üzerinden hiçbir siyasi hesap yapılamaz!
O anneye;
“Evladın vatan için can verdi ama bugün onun katillerine yönelik yeni bir düzenleme yapıyoruz.”
demeye kimsenin hakkı yoktur.
Gazilerimize bakın!
Bu ülke için kolunu, bacağını, gözünü, sağlığını veren gazilerimize…
Onların taşıdığı yaraların karşısına çıkıp terör örgütü mensuplarına umut verecek hiçbir düzenlemeyi savunamayız!
Çünkü şehidin hakkı vardır.
Gazinin onuru vardır.
Milletin vicdanı vardır.
Ve bunların hiçbirinin pazarlık masasında yeri yoktur!
Bugün birileri İmralıdaki terörist başını siyasi muhatap kabul edebilir.
Birileri terör örgütünün taleplerini “yeni bir süreç” diyerek meşrulaştırmaya çalışabilir.
Birileri “barış” kelimesinin arkasına saklanabilir.
Ama biz açık konuşacağız:
Barış istiyorsanız, önce terörün silahını susturun!
Hukuk istiyorsanız, önce hukukun üstünlüğünü koruyun!
Kardeşlik istiyorsanız, önce şehidin hakkına ve gazinin onuruna sahip çıkın!
Çünkü teröristin elindeki silahı bırakması başka şeydir…
Terörün siyasi taleplerini kabul etmek bambaşka şeydir.
Biz ikisini birbirine karıştırmayacağız.
BİZİM TARAFIMIZ BELLİDİR!
Biz Türk milletinin tarafındayız!
Cumhuriyetin tarafındayız!
Millî egemenliğin tarafındayız!
Hukukun tarafındayız!
Şehitlerimizin emanetinin tarafındayız!
Gazilerimizin onurunun tarafındayız!
Türkiye Cumhuriyeti’nin bölünmez bütünlüğünün tarafındayız!
Ve bunu kimse yanlış anlamasın:
Biz barışa karşı değiliz.
Biz huzura karşı değiliz.
Biz kardeşliğe karşı değiliz.
Biz terörün ödüllendirilmesine karşıyız!
Biz teröristin muhataplaştırılmasına karşıyız!
Biz şehidin hatırasının incitilmesine karşıyız!
Biz Türkiye Cumhuriyeti’nin pazarlık konusu yapılmasına karşıyız!
Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu’nun liderliğinde İYİ Parti olarak ilk gün neredeysek bugün de oradayız.
Ve buradan açıkça ilan ediyoruz:
Türkiye Cumhuriyeti sahipsiz değildir!
İYİ Parti buradadır!
İYİ Parti milletinin yanındadır!
İYİ Parti Cumhuriyetin nöbetindedir!
Ne Cumhuriyetimizi pazarlık masasına bırakacağız…
Ne millî egemenliğimizi tartışmaya açacağız…
Ne Türkiye’nin üniter yapısından taviz vereceğiz…
Ne de şehitlerimizin emanetini üç beş siyasi hesabın konusu yaptıracağız!
Ve son sözümüz şudur:
Bu milletin hafızasıyla kimse oynamasın.
Çünkü bazı yaralar kapanmaz.
Bazı acılar unutulmaz.
Bazı emanetler devredilmez.
Ve bazı değerlerin pazarlığı yapılmaz!
Vatanın pazarlığı olmaz!
Bayrağın pazarlığı olmaz!
Cumhuriyetin pazarlığı olmaz!
Şehidin pazarlığı olmaz!
Gazinin onuru pazarlık konusu olmaz!
Ve Türkiye Cumhuriyeti’nin geleceği…
İmralı’dan değil, Türk milletinin iradesinden belirlenir!
Bunu herkes böyle bilsin.
Türkiye Cumhuriyeti sahipsiz değildir!
İYİ Parti buradadır!
Ve biz, bu mücadeleyi milletimizle birlikte sonuna kadar sürdüreceğiz!
ÇÜNKÜ İHANETİN ZAMAN AŞIMI YOKTUR!
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.




