AKŞEHİR’DE STK’LARDAN RES PROJESİNE TEPKİ: “SULTANDAĞLARI RANTA TESLİM EDİLEMEZ!”

Güncel (HP) - Haber Poligon | 05.11.2026 - 20:21, Güncelleme: 05.11.2026 - 20:21 844 kez okundu.
 

AKŞEHİR’DE STK’LARDAN RES PROJESİNE TEPKİ: “SULTANDAĞLARI RANTA TESLİM EDİLEMEZ!”

Akşehir’de sivil toplum kuruluşları, Sultandağları’nda kurulması planlanan 12 türbinli Karatay Rüzgâr Enerji Santrali (RES) projesine tepki gösterdi. Projenin su kaynakları, ormanlar, meralar, tarım ve hayvancılığın yanı sıra bölgenin yamaç paraşütü potansiyeli açısından da riskler taşıdığı savunulan açıklamada, “Sultandağları sahipsiz değildir!” denildi.
Akşehir’de sivil toplum kuruluşları, Sultandağları’nda hayata geçirilmesi planlananKaratay Rüzgâr Enerji Santrali projesine karşı bir araya gelerek ortak tepki ortaya koydu. “Sultandağları Ranta Teslim Edilemez!” başlığıyla Engili'de yapılan ve kamuoyuna duyurulan açıklamada, projenin yalnızca enerji yatırımı olarak değerlendirilemeyeceği, bölgenin doğal yapısı ve yöre halkının yaşam alanları üzerindeki olası etkilerinin de dikkate alınması gerektiği belirtildi. Nesma Enerji tarafından yapılması planlanan proje kapsamında, 10’u ormanlık, 2’si mera alanında olmak üzere toplam 12 türbin kurulmasının öngörüldüğü ifade edildi. Açıklamada ayrıca yaklaşık 20 kilometre yol açılması, 49 bin ton bitkisel toprağın sıyrılması, 181 bin ton hafriyat çıkarılması ve patlatma çalışmalarında yaklaşık 67,7 ton ANFO ile 3,15 ton dinamit kullanılması planlarına dikkat çekildi. Çimendere, Engili, Ilıcak, Çamlı ve Çakıllar mahallelerinin etkileneceği belirtilen açıklamada; su kaynakları, ormanlık alanlar, meralar, tarım ve hayvancılık faaliyetleri ile bölgedeki biyolojik çeşitliliğin korunması gerektiği vurgulandı. Jeoloji Yüksek Mühendisi ve Tıbbi Jeoloji Uzmanı Dr. Eşref Atabey’in bilimsel değerlendirmelerine de atıfta bulunularak projenin su kaynakları ve doğal yaşam üzerindeki olası risklerinin araştırılması istendi. KÖYLÜLERİN GEÇMİŞTE BAĞIŞLADIĞI ARAZİLER GÜNDEMDE Açıklamada öne çıkan konulardan biri de yöre halkının geçmişte sel baskınlarının önlenmesi ve bölgenin korunması amacıyla kendi mülkiyetindeki arazileri devlete bağışlaması oldu. Bu fedakârlığın bugün bir enerji projesine konu edilmesine tepki gösterilen açıklamada, kamu yararı için bağışlanan toprakların şirketlerin kullanımına açılmasının kabul edilmeyeceği ifade edildi. Projenin bölgedeki yamaç paraşütü faaliyetlerine olası etkilerine de dikkat çekildi. Sultandağları’nın doğal rüzgâr koşullarının yamaç paraşütü açısından önem taşıdığı belirtilerek, türbinlerin oluşturabileceği hava akımı değişiklikleri ve türbülansın sportif faaliyetleri ve bölgenin turizm potansiyelini olumsuz etkileyebileceği savunuldu. Açıklamada, proje sahasında 253 bitki taksonu, 62 kuş türü ve 11 yarasa türünün tespit edildiği belirtilerek doğal yaşamın korunması çağrısı yapıldı. KEŞİF İÇİN ÇAMLI’YA DAVET Karatay RES projesine ilişkin keşfin 6 Kasım Cuma günü saat 10.30’da Çamlı Mahallesi’nde gerçekleştirileceği hatırlatılan açıklamada, Akşehir halkı, öğretmenler, bilim insanları, sendikalar, çevre örgütleri ve demokratik kitle örgütleri keşif alanında bir araya gelmeye davet edildi. Yetkililere projenin durdurulması çağrısında bulunan STK temsilcileri, su kaynakları, ormanlar, meralar, tarım alanları ve yamaç paraşütü faaliyetleri üzerindeki etkilerin bağımsız bilimsel incelemelerle değerlendirilmesini istedi. Sivil toplum kuruluşlarının kamuoyuna duyurduğu açıklamanın tamamı şöyle: SULTANDAĞLARI RANTA TESLİM EDİLEMEZ! Toprağımıza, Suyumuza, Ormanımıza ve Geleceğimize Sahip Çıkıyoruz! Bugün burada Sultandağları’nın ormanlarını, su kaynaklarını, meralarını ve bu topraklarda yaşayan bütün canlıların yaşam hakkını savunmak için bir araya geldik. Çimendere’nin, Engili’nin, Ilıcak’ın, Çamlı’nın ve Çakıllar’ın sesini yükseltmek için buradayız. Çünkü mesele yalnızca 12 rüzgâr türbini değildir. Mesele, doğanın, halkın ortak varlıklarının ve yaşam alanlarının şirketlerin kâr hesaplarına teslim edilmesidir! Nesma Enerji tarafından yapılması planlanan Karatay Rüzgâr Enerji Santrali projesi, Sultandağları’nın doğal yaşamı ve bölge halkının geleceği üzerinde ciddi tehditler oluşturmaktadır. Proje kapsamında 10’u ormanlık, 2’si mera alanında olmak üzere 12 türbin kurulması, yaklaşık 20 kilometre yol açılması, 49 bin ton bitkisel toprağın sıyrılması ve 181 bin ton hafriyat çıkarılması planlanmaktadır. Dahası, yaklaşık 67,7 ton ANFO ve 3,15 ton dinamit kullanılması öngörülmektedir. Jeoloji Yüksek Mühendisi ve Tıbbi Jeoloji Uzmanı Dr. Eşref Atabey’in bilimsel değerlendirmeleri de projenin su kaynakları, ormanlar ve doğal yaşam üzerindeki ciddi risklerine dikkat çekmektedir. Buradan soruyoruz: Bu patlatmaların yeraltı su kaynaklarımıza zarar vermeyeceğinin güvencesini kim verecektir? Ormanlarımız parçalandığında, meralarımız zarar gördüğünde, köylümüz tarımı, hayvancılığı ve arıcılığı nasıl sürdürecektir? Su yoksa tarım yoktur! Su yoksa üretim yoktur! Su yoksa yaşam yoktur! Değerli hemşehrilerimiz! Burada üzerinde özellikle durulması gereken bir gerçek daha vardır. Yöre halkımız, geçmişte sel baskınlarının önlenmesi ve bölgenin korunması amacıyla kendi tarlalarını, kendi mülkiyetindeki toprakları devlete bağışlamıştır. Köylülerimiz bunu herhangi bir çıkar karşılığında değil, yaşadıkları toprakların ve gelecek kuşakların güvenliği için yapmıştır. Şimdi soruyoruz:   Köylünün kamu yararı için devlete bağışladığı topraklar, bugün nasıl oluyor da bir şirketin enerji projesinin konusu hâline getiriliyor? Halkın ortak yararı için bağışlanan toprakların şirketlerin kullanımına açılmasını kabul etmiyoruz! Köylünün fedakârlığı şirketlerin kazancına dönüştürülemez! Bu topraklar üzerinde söz sahibi olması gereken, her şeyden önce o topraklarda yaşayan halktır! Üstelik tehdit altında olan yalnızca tarım ve hayvancılık değildir. Bölgemiz, uluslararası yamaç paraşütü etkinliklerine de ev sahipliği yapmaktadır. Sultandağları’nın doğal rüzgâr koşulları, bu sporun yapılabilmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Kurulması planlanan dev türbinlerin oluşturabileceği hava akımı değişiklikleri ve türbülans, yamaç paraşütü faaliyetlerinin güvenliğini ve sürdürülebilirliğini tehlikeye atabilecektir. Bu durum yalnızca sporcuları değil, bölgenin turizm potansiyelini ve ekonomik geleceğini de ilgilendirmektedir. Bir enerji projesi uğruna bölgenin tarımını, hayvancılığını, doğal yaşamını ve sportif geleceğini tehlikeye atmaya kimsenin hakkı yoktur! Değerli dostlar! Sultandağları boş bir arazi değildir. Proje sahasında 253 bitki taksonu, 62 kuş türü ve 11 yarasa türü tespit edilmiştir. Açılacak yollar, kesilecek ağaçlar ve yapılacak patlatmalar bu ekosistemin bütünlüğünü tehdit etmektedir. Kuşların uçuş güzergâhları, yaban hayvanlarının yaşam alanları ve bölgenin biyolojik çeşitliliği risk altındadır. Biz çocuklarımızın gökyüzünde leylekleri, bahçelerinde arıları, dağlarında yabani hayvanları görmeye devam etmesini istiyoruz. Çünkü doğa yalnızca insanlara ait değildir. Bu topraklarda yaşayan her canlının yaşam hakkı vardır! Biz yenilenebilir enerjiye karşı değiliz. Biz doğayı koruma iddiasıyla doğanın tahrip edilmesine karşıyız! Bir tarafta 49 yıllık işletme hesabı, diğer tarafta binlerce yılda oluşmuş doğal yaşam vardır. Hiçbir şirketin kârı, halkın temiz suya ulaşma hakkından, köylünün toprağından ve ormanlarımızın geleceğinden üstün değildir. Değerli hemşehrilerimiz! Yarın, 6 Kasım Cuma günü saat 10.30’da Çamlı Mahallesi’nde, Karatay RES projesine ilişkin keşif gerçekleştirilecektir. Bu keşifte bölge halkının itirazlarının, bilim insanlarının uyarılarının ve doğal yaşam üzerindeki risklerin dikkate alınmasını istiyoruz. Buradan bütün Akşehir halkına, öğretmenlerimize, bilim insanlarına, sendikalara, çevre örgütlerine ve demokratik kitle örgütlerine sesleniyoruz: Yarın saat 10.30’da Çamlı’da buluşalım! Toprağımıza, suyumuza, ormanlarımıza birlikte sahip çıkalım! Yetkililere çağrımız açıktır: Karatay RES projesi durdurulmalı; su kaynakları, ormanlar, meralar, tarım alanları ve yamaç paraşütü faaliyetleri üzerindeki etkileri bağımsız bilimsel incelemelerle değerlendirilmelidir. Halkın kamu yararı için bağışladığı arazilerin hangi amaçla ve hangi koşullarda bu projeye konu edildiği açıklığa kavuşturulmalıdır. Bölge halkının itirazları dikkate alınmalı, yaşam alanlarımızı tehdit eden bu projeden vazgeçilmelidir. Değerli dostlar! Sultandağları bizim geçmişimiz, bugünümüz ve geleceğimizdir. Bu ormanlar bizim nefesimizdir. Bu sular bizim yaşam kaynağımızdır. Bu topraklar bizim emeğimiz, alın terimizdir. Doğayı yok ederek gelecek kurulamaz! Köylünün kamu yararı için verdiği topraklar şirketlerin çıkarına sunulamaz! Ormanları parçalayarak çevre korunamaz! Buradan bir kez daha ilan ediyoruz: Sultandağları sahipsiz değildir! Toprağımızı, suyumuzu, ormanımızı savunacağız! Şirketlerin kârı değil, halkın yaşam hakkı esastır! Sultandağları bizimdir, bizim kalacak! Yaşasın toprağına, doğasına ve geleceğine sahip çıkan halkın mücadelesi! Kamuoyuna saygıyla duyurulur.        
Akşehir’de sivil toplum kuruluşları, Sultandağları’nda kurulması planlanan 12 türbinli Karatay Rüzgâr Enerji Santrali (RES) projesine tepki gösterdi. Projenin su kaynakları, ormanlar, meralar, tarım ve hayvancılığın yanı sıra bölgenin yamaç paraşütü potansiyeli açısından da riskler taşıdığı savunulan açıklamada, “Sultandağları sahipsiz değildir!” denildi.

Akşehir’de sivil toplum kuruluşları, Sultandağları’nda hayata geçirilmesi planlananKaratay Rüzgâr Enerji Santrali projesine karşı bir araya gelerek ortak tepki ortaya koydu. “Sultandağları Ranta Teslim Edilemez!” başlığıyla Engili'de yapılan ve kamuoyuna duyurulan açıklamada, projenin yalnızca enerji yatırımı olarak değerlendirilemeyeceği, bölgenin doğal yapısı ve yöre halkının yaşam alanları üzerindeki olası etkilerinin de dikkate alınması gerektiği belirtildi.

Nesma Enerji tarafından yapılması planlanan proje kapsamında, 10’u ormanlık, 2’si mera alanında olmak üzere toplam 12 türbin kurulmasının öngörüldüğü ifade edildi. Açıklamada ayrıca yaklaşık 20 kilometre yol açılması, 49 bin ton bitkisel toprağın sıyrılması, 181 bin ton hafriyat çıkarılması ve patlatma çalışmalarında yaklaşık 67,7 ton ANFO ile 3,15 ton dinamit kullanılması planlarına dikkat çekildi.

Çimendere, Engili, Ilıcak, Çamlı ve Çakıllar mahallelerinin etkileneceği belirtilen açıklamada; su kaynakları, ormanlık alanlar, meralar, tarım ve hayvancılık faaliyetleri ile bölgedeki biyolojik çeşitliliğin korunması gerektiği vurgulandı. Jeoloji Yüksek Mühendisi ve Tıbbi Jeoloji Uzmanı Dr. Eşref Atabey’in bilimsel değerlendirmelerine de atıfta bulunularak projenin su kaynakları ve doğal yaşam üzerindeki olası risklerinin araştırılması istendi.

KÖYLÜLERİN GEÇMİŞTE BAĞIŞLADIĞI ARAZİLER GÜNDEMDE

Açıklamada öne çıkan konulardan biri de yöre halkının geçmişte sel baskınlarının önlenmesi ve bölgenin korunması amacıyla kendi mülkiyetindeki arazileri devlete bağışlaması oldu. Bu fedakârlığın bugün bir enerji projesine konu edilmesine tepki gösterilen açıklamada, kamu yararı için bağışlanan toprakların şirketlerin kullanımına açılmasının kabul edilmeyeceği ifade edildi.

Projenin bölgedeki yamaç paraşütü faaliyetlerine olası etkilerine de dikkat çekildi. Sultandağları’nın doğal rüzgâr koşullarının yamaç paraşütü açısından önem taşıdığı belirtilerek, türbinlerin oluşturabileceği hava akımı değişiklikleri ve türbülansın sportif faaliyetleri ve bölgenin turizm potansiyelini olumsuz etkileyebileceği savunuldu.

Açıklamada, proje sahasında 253 bitki taksonu, 62 kuş türü ve 11 yarasa türünün tespit edildiği belirtilerek doğal yaşamın korunması çağrısı yapıldı.

KEŞİF İÇİN ÇAMLI’YA DAVET

Karatay RES projesine ilişkin keşfin 6 Kasım Cuma günü saat 10.30’da Çamlı Mahallesi’nde gerçekleştirileceği hatırlatılan açıklamada, Akşehir halkı, öğretmenler, bilim insanları, sendikalar, çevre örgütleri ve demokratik kitle örgütleri keşif alanında bir araya gelmeye davet edildi.

Yetkililere projenin durdurulması çağrısında bulunan STK temsilcileri, su kaynakları, ormanlar, meralar, tarım alanları ve yamaç paraşütü faaliyetleri üzerindeki etkilerin bağımsız bilimsel incelemelerle değerlendirilmesini istedi.

Sivil toplum kuruluşlarının kamuoyuna duyurduğu açıklamanın tamamı şöyle:

SULTANDAĞLARI RANTA TESLİM EDİLEMEZ!

Toprağımıza, Suyumuza, Ormanımıza ve Geleceğimize Sahip Çıkıyoruz!

Bugün burada Sultandağları’nın ormanlarını, su kaynaklarını, meralarını ve bu topraklarda yaşayan bütün canlıların yaşam hakkını savunmak için bir araya geldik.

Çimendere’nin, Engili’nin, Ilıcak’ın, Çamlı’nın ve Çakıllar’ın sesini yükseltmek için buradayız.

Çünkü mesele yalnızca 12 rüzgâr türbini değildir.

Mesele, doğanın, halkın ortak varlıklarının ve yaşam alanlarının şirketlerin kâr hesaplarına teslim edilmesidir!

Nesma Enerji tarafından yapılması planlanan Karatay Rüzgâr Enerji Santrali projesi, Sultandağları’nın doğal yaşamı ve bölge halkının geleceği üzerinde ciddi tehditler oluşturmaktadır.

Proje kapsamında 10’u ormanlık, 2’si mera alanında olmak üzere 12 türbin kurulması, yaklaşık 20 kilometre yol açılması, 49 bin ton bitkisel toprağın sıyrılması ve 181 bin ton hafriyat çıkarılması planlanmaktadır.

Dahası, yaklaşık 67,7 ton ANFO ve 3,15 ton dinamit kullanılması öngörülmektedir.

Jeoloji Yüksek Mühendisi ve Tıbbi Jeoloji Uzmanı Dr. Eşref Atabey’in bilimsel değerlendirmeleri de projenin su kaynakları, ormanlar ve doğal yaşam üzerindeki ciddi risklerine dikkat çekmektedir.

Buradan soruyoruz:

Bu patlatmaların yeraltı su kaynaklarımıza zarar vermeyeceğinin güvencesini kim verecektir?

Ormanlarımız parçalandığında, meralarımız zarar gördüğünde, köylümüz tarımı, hayvancılığı ve arıcılığı nasıl sürdürecektir?

Su yoksa tarım yoktur! Su yoksa üretim yoktur! Su yoksa yaşam yoktur!

Değerli hemşehrilerimiz!

Burada üzerinde özellikle durulması gereken bir gerçek daha vardır.

Yöre halkımız, geçmişte sel baskınlarının önlenmesi ve bölgenin korunması amacıyla kendi tarlalarını, kendi mülkiyetindeki toprakları devlete bağışlamıştır.

Köylülerimiz bunu herhangi bir çıkar karşılığında değil, yaşadıkları toprakların ve gelecek kuşakların güvenliği için yapmıştır.

Şimdi soruyoruz:

 

Köylünün kamu yararı için devlete bağışladığı topraklar, bugün nasıl oluyor da bir şirketin enerji projesinin konusu hâline getiriliyor?

Halkın ortak yararı için bağışlanan toprakların şirketlerin kullanımına açılmasını kabul etmiyoruz!

Köylünün fedakârlığı şirketlerin kazancına dönüştürülemez!

Bu topraklar üzerinde söz sahibi olması gereken, her şeyden önce o topraklarda yaşayan halktır!

Üstelik tehdit altında olan yalnızca tarım ve hayvancılık değildir.

Bölgemiz, uluslararası yamaç paraşütü etkinliklerine de ev sahipliği yapmaktadır.

Sultandağları’nın doğal rüzgâr koşulları, bu sporun yapılabilmesi açısından büyük önem taşımaktadır.

Kurulması planlanan dev türbinlerin oluşturabileceği hava akımı değişiklikleri ve türbülans, yamaç paraşütü faaliyetlerinin güvenliğini ve sürdürülebilirliğini tehlikeye atabilecektir.

Bu durum yalnızca sporcuları değil, bölgenin turizm potansiyelini ve ekonomik geleceğini de ilgilendirmektedir.

Bir enerji projesi uğruna bölgenin tarımını, hayvancılığını, doğal yaşamını ve sportif geleceğini tehlikeye atmaya kimsenin hakkı yoktur!

Değerli dostlar!

Sultandağları boş bir arazi değildir.

Proje sahasında 253 bitki taksonu, 62 kuş türü ve 11 yarasa türü tespit edilmiştir.

Açılacak yollar, kesilecek ağaçlar ve yapılacak patlatmalar bu ekosistemin bütünlüğünü tehdit etmektedir.

Kuşların uçuş güzergâhları, yaban hayvanlarının yaşam alanları ve bölgenin biyolojik çeşitliliği risk altındadır.

Biz çocuklarımızın gökyüzünde leylekleri, bahçelerinde arıları, dağlarında yabani hayvanları görmeye devam etmesini istiyoruz.

Çünkü doğa yalnızca insanlara ait değildir. Bu topraklarda yaşayan her canlının yaşam hakkı vardır!

Biz yenilenebilir enerjiye karşı değiliz.

Biz doğayı koruma iddiasıyla doğanın tahrip edilmesine karşıyız!

Bir tarafta 49 yıllık işletme hesabı, diğer tarafta binlerce yılda oluşmuş doğal yaşam vardır.

Hiçbir şirketin kârı, halkın temiz suya ulaşma hakkından, köylünün toprağından ve ormanlarımızın geleceğinden üstün değildir.

Değerli hemşehrilerimiz!

Yarın, 6 Kasım Cuma günü saat 10.30’da Çamlı Mahallesi’nde, Karatay RES projesine ilişkin keşif gerçekleştirilecektir.

Bu keşifte bölge halkının itirazlarının, bilim insanlarının uyarılarının ve doğal yaşam üzerindeki risklerin dikkate alınmasını istiyoruz.

Buradan bütün Akşehir halkına, öğretmenlerimize, bilim insanlarına, sendikalara, çevre örgütlerine ve demokratik kitle örgütlerine sesleniyoruz:

Yarın saat 10.30’da Çamlı’da buluşalım!

Toprağımıza, suyumuza, ormanlarımıza birlikte sahip çıkalım!

Yetkililere çağrımız açıktır:

Karatay RES projesi durdurulmalı; su kaynakları, ormanlar, meralar, tarım alanları ve yamaç paraşütü faaliyetleri üzerindeki etkileri bağımsız bilimsel incelemelerle değerlendirilmelidir.

Halkın kamu yararı için bağışladığı arazilerin hangi amaçla ve hangi koşullarda bu projeye konu edildiği açıklığa kavuşturulmalıdır.

Bölge halkının itirazları dikkate alınmalı, yaşam alanlarımızı tehdit eden bu projeden vazgeçilmelidir.

Değerli dostlar!

Sultandağları bizim geçmişimiz, bugünümüz ve geleceğimizdir.

Bu ormanlar bizim nefesimizdir.

Bu sular bizim yaşam kaynağımızdır.

Bu topraklar bizim emeğimiz, alın terimizdir.

Doğayı yok ederek gelecek kurulamaz!

Köylünün kamu yararı için verdiği topraklar şirketlerin çıkarına sunulamaz!

Ormanları parçalayarak çevre korunamaz!

Buradan bir kez daha ilan ediyoruz:

Sultandağları sahipsiz değildir!

Toprağımızı, suyumuzu, ormanımızı savunacağız!

Şirketlerin kârı değil, halkın yaşam hakkı esastır!

Sultandağları bizimdir, bizim kalacak!

Yaşasın toprağına, doğasına ve geleceğine sahip çıkan halkın mücadelesi!

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

 

 

 

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberpoligon.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.