EĞİTİM-İŞ AKŞEHİR’DEN RESEN ATAMALARA TEPKİ: “ÖĞRETMENİ PİNPON TOPU GİBİ SAVURMAYIN”
EĞİTİM-İŞ AKŞEHİR’DEN RESEN ATAMALARA TEPKİ: “ÖĞRETMENİ PİNPON TOPU GİBİ SAVURMAYIN”
Eğitim-İş Akşehir Temsilciliği Başkanı İbrahim Sarıtaş, norm fazlası öğretmenlerin resen atama sürecine ilişkin açıklamada bulundu. Uygulamanın öğretmenler ve aileleri üzerinde ciddi mağduriyetlere yol açtığını savunan Sarıtaş, norm ve personel planlamasının sahadaki koşullar dikkate alınarak yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Öğretmenlerin görev yeri değişiklikleri nedeniyle ulaşım, aile düzeni ve çocuklarının eğitim süreci başta olmak üzere birçok sorunla karşı karşıya kaldığını belirten Eğitim-İş Akşehir Temsilciliği Başkanı İbrahim Sarıtaş, aynı öğretmenlerin birden fazla kez atama ve geri dönüş süreci yaşamasına tepki gösterdi. Sarıtaş, Millî Eğitim Bakanlığı ile yerel yöneticilere yönelik çağrısında öğretmen ihtiyacının ve norm planlamasının gerçek öğrenci sayıları, ders yükleri, ulaşım imkânları ve aile bütünlüğü dikkate alınarak yapılması gerektiğini kaydetti.
Eğitim-İş Akşehir Temsilciliği Başkanı İbrahim Sarıtaş: “Yanlış planlamanın bedelini öğretmene ve ailesine ödetmeyin!” Eğitim-İş Akşehir Temsilciliği Başkanı İbrahim Sarıtaş, bir kez daha yaşanan norm fazlası ve resen atama sürecine tepki göstererek, öğretmenlerin plansız uygulamalar nedeniyle eğitim-öğretim yılına kaygı ve moral bozukluğu içerisinde başladığını söyledi. Sarıtaş, “Öğretmen pinpon topu gibi bir o yana bir bu yana savruluyor. Bu tablo artık normalleştirilemez. İlçe gruplarını masa başında oluşturmayın, sahada görün. Hatta bir günlüğüne resen atanan öğretmenin yerine geçin. Sabah başka bir ilçeye gidin, ulaşım masrafını ve zaman kaybını yaşayın, akşam evinize dönün. Eşinizi, çocuğunuzu, aile düzeninizi buna göre planlamaya çalışın. Belki o zaman ne anlatmaya çalıştığımız daha iyi anlaşılır. Ne yazık ki bu çağrımız dikkate alınmadı. Bugün aynı öğretmenlerin adeta pinpon topu gibi bir o yana, bir bu yana savrulduğunu görüyoruz. Resen atandı, yasal eksiklik gerekçesiyle geri döndü, mahkeme kararıyla geri döndü, şimdi yeniden resen atandı. Bu süreçte öğretmenin ve ailesinin yaşadığı mağduriyet ise sanki hiç hesaba katılmadı. Bir öğretmenin görev yeri değişebilir ama o öğretmenin eşi, çocuğu, evi, çocuğunun okulu ve yıllardır kurduğu bir hayat var. Üstelik burada tek seferlik bir değişiklikten değil, tekrar tekrar yaşanan bir belirsizlikten söz ediyoruz.
ÖĞRETMEN EĞİTİMİ DEĞİL, AİLESİNİ NASIL BİR ARADA TUTACAĞINI DÜŞÜNÜYOR
Bugün resen atanan öğretmenlerin zihnini öğrencilerinden önce şu sorular meşgul ediyor:
“İdarecilik sınavına mı girsem? Aylıksız izin mi alsam? Çocuğumun okul süreci için rapor mu alsam? Eşimden ve çocuklarımdan ayrı mı yaşasam?”
Öğretmenin enerjisini öğrencisine ve dersine vermesi gerekirken ailesini nasıl bir arada tutacağını düşünmek zorunda bırakılması kabul edilemez.
NORM FAZLASINI ÖĞRETMEN YARATMADI
Şunu açıkça ifade ediyoruz: Norm fazlası öğretmeni, öğretmen yaratmadı. Yanlış planlamanın, norm hesaplamalarının ve personel ihtiyacının sağlıklı belirlenememesinin bedeli öğretmene ödetilemez. Bir yerde öğretmen ihtiyacı varken başka bir yerde öğretmenin norm fazlası ilan edilmesi ciddi bir planlama sorunudur.
AYNI HATALAR TEKRARLANMAMALI
Daha önce hukuki sorunlara ve yargı süreçlerine konu olan bir uygulamadan ders çıkarılması gerekir. Yapılması gereken aynı yöntemi tekrar etmek değil, “Nerede hata yaptık?” diye sormaktır. İlçe grupları yeniden değerlendirilmelidir; öğretmen ihtiyacı masa başında değil sahada belirlenmelidir; norm planlaması gerçek öğrenci ve ders yükleri üzerinden yapılmalıdır; aile bütünlüğü ve ulaşım koşulları dikkate alınmalıdır.
ÖĞRETMENİ DEĞİL, YANLIŞ PLANLAMAYI DÜZELTİN!
Buradan Millî Eğitim Bakanlığı’na ve yerel yöneticilere bir kez daha sesleniyoruz: Öğretmenlerin hayatını masa başında hazırlanan listelerle yönetemezsiniz. O listelerdeki her satırın arkasında bir insan, bir aile ve bir yaşam var. Öğretmen “İdareci mi olsam, aylıksız izin mi alsam, ailemden ayrı mı yaşasam?” diye düşünmek zorunda kalıyorsa burada sorun öğretmende değil, uygulanan politikadadır.
“Öğretmenin huzuru, okulun huzurudur. Öğretmeni pinpon topu gibi oradan oraya savurmayın. Yanlış planlamanızın bedelini öğretmene ve ailesine ödetmeyin. Eğitimi masa başında değil, sahadaki gerçeklerle yönetin.”
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.




