MİLLET PARTİSİ AKŞEHİR’DEN VEKİLLERE “MEKKE İTTİFAKI” ÇAĞRISI

Siyaset (HP) - Haber Poligon | 28.10.2026 - 14:54, Güncelleme: 28.10.2026 - 14:56 142 kez okundu.
 

MİLLET PARTİSİ AKŞEHİR’DEN VEKİLLERE “MEKKE İTTİFAKI” ÇAĞRISI

Millet Partisi Akşehir İlçe Başkanı Harun Öz ve Basın Sözcüsü Muharrem Yakın, yaptıkları açıklamada milletvekillerine “Mekke İttifakı Anlaşması”na hayır oyu verme çağrısında bulundu. Açıklamada, Türkiye’nin yeni bir vekâlet savaşının konusu ve parçası haline getirilmemesi gerektiği vurgulandı.
Millet Partisi Akşehir İlçe Başkanlığı, gündemdeki “Mekke İttifakı” üzerinden milletvekillerine çağrıda bulundu. İlçe Başkanı Harun Öz ve Basın Sözcüsü Muharrem Yakın tarafından yapılan açıklamada, Türkiye’nin geçmişte vekâlet savaşları nedeniyle ağır bedeller ödediği belirtilerek, ülkenin yeni bir çatışmanın parçası haline getirilmemesi gerektiği ifade edildi. Açıklamada, Türkiye’nin bölgesel gelişmeler karşısında dikkatli hareket etmesi gerektiği savunularak, başta Konya milletvekilleri olmak üzere tüm milletvekillerinden “Mekke İttifakı Anlaşması”na hayır oyu vermeleri istendi. Millet Partisi Akşehir İlçe Başkanlığı tarafından yapılan açıklamanın tamamı şöyle: VEKİLLERE AÇIK ÇAĞRI ÜLKENİN VEKÂLET SAVAŞLARINA SÜRÜKLENMESİNE İZİN VERİLEMEZ Millet Partisi Akşehir İlçe Başkanlığı, Mekke İttifakının, vekâlet savaşlarına yol açmaması için vekillere açık çağrıda bulundu: Türk devleti ve milleti Türkiye Cumhuriyeti devletinin kuruluşundan günümüze vekâlet savaşlarıyla boğuşmak zorunda kalmış, enerjisi bertaraf edilmek istenmiştir. Daha istiklal mücadelesi devam ederken Kuva-yı Milliye sadece karşıdaki düşmanla savaşmamış; içeride emperyal güçlerin finanse ettiği kimi oluşumlarla da uğraşmak zorunda kalmıştır. Bu bağlamda, sağ-sol çatışmaları da Türk milletinin enerjisini törpüleyen karanlık bir süreç olarak yerini almıştır. Arkasından Asala, onun arkasından da PKK vekâlet savaşlarının piyonları olarak sahadaki yerlerini almışlardır. Bu süreç içerisinde Türk Milleti, Kurtuluş Savaşındaki kayıplarımızı kat kat katlayacak acılarla başa çıkmaya çalışmıştır. Komşumuz Suriye’de, Irak’ta ve Libya’da yaşananlar da vekâlet savaşlarından başka bir şey değildir. Dün sahada birbirleriyle vuruşan, Türk erkinin birinin karşısında, öbürünün arkasında durduğu vekil savaşçılar, bugün aynı masanın etrafında beraberce çalışmaktadırlar. Ceremeyi çeken Türk devleti ve milleti olmuştur. Terörsüz Türkiye hikâyesi mahut projenin yeni bir sürümüdür. Vekâlet sona ermiş değildir. Sona erdi ise, bu olağanüstü gayret, acelecilik, albenili söylemler ve olağanüstü trafik neyin nesidir?! Sözün özü; Türk Milletinin eli kolu vekâlet savaşları ile bağlanmaya çalışılmış ve enerjisi berhava edilmiştir. Şimdi ülkemiz yeni bir vekâlet savaşının konusu ve aparatı haline getirilmemelidir. Gündeme sürülen Mekke İttifakı Mekke’nin taşıdığı anlamdan uzaktır. Yemen’de Suudilerin gölgesinde kimilerince kukla olarak nitelenen uzaktan kumandalı bir Yemen Hükümeti vardır. Yemen Hükümeti Suudilerin, Suudiler ise Birleşik Devletlerin güdümünde yürümektedir. Suudi topraklarının üs olarak kullanılması, ne anlama gelmektedir? Burada vekâlet savaşları alttan alta devam etmektedir. Bunlar enerjilerini İsrail’in önünde engel gördükleri İran’ı bertaraf etmek için kullanmaktadırlar. Yemen’in yerel milis güçleri Husiler ise, denizaşırı güçlerin bölgeyi talan etmelerine engel olmak için İran yanlısı bir politika ile emperyal yapılanmaların kovanına çomak sokmaktadır. Emperyal güçlerin rahat at oynatmalarını sağlamak için Husilerin etkisinin kırılması gerekmektedir. Bunun için Mekke gibi isimleri vizyon olarak kullanıp emperyal talana engel çıkaran Husilerin etkisizleştirilmesi amaçlanmaktadır. Uzun sözün kısası: Hangi albenili sözler söylenirse söylensin; vekâlet savaşlarından çok çekmiş ve hala çekmekte olan Türkiye, yeni bir vekâlet savaşının konusu ve parçası olmamalıdır. Bu, son derece önemlidir. 100 yıl önceki savaş bitmiş değildir; sadece taktikler ve söylemler değişmiştir. Bu konu sadece Ankara’nın konusu olamaz. Bu konu, Ankara’nın olduğu kadar Konya’nın da Akşehir’in de meselesidir. Bu konu her bir vatandaşımızın meselesidir. Evet, hattı müdafa yoktur; sathı müdafaa vardır. O satıh Türkiye’dir, Türk hinterlandıdır. Hangi partiden olursa olsun, başta Konya milletvekilleri olmak üzere Türk Milletinin bütün vekillerini, sonu karanlık bir muamma ile dopdolu Mekke İttifakı Anlaşmasına HAYIR oyu vererek vicdani, milli ve tarihi bir sorumluluğu yerine getirmelerini istiyor, bekliyor ve takip ediyoruz.
Millet Partisi Akşehir İlçe Başkanı Harun Öz ve Basın Sözcüsü Muharrem Yakın, yaptıkları açıklamada milletvekillerine “Mekke İttifakı Anlaşması”na hayır oyu verme çağrısında bulundu. Açıklamada, Türkiye’nin yeni bir vekâlet savaşının konusu ve parçası haline getirilmemesi gerektiği vurgulandı.

Millet Partisi Akşehir İlçe Başkanlığı, gündemdeki “Mekke İttifakı” üzerinden milletvekillerine çağrıda bulundu. İlçe Başkanı Harun Öz ve Basın Sözcüsü Muharrem Yakın tarafından yapılan açıklamada, Türkiye’nin geçmişte vekâlet savaşları nedeniyle ağır bedeller ödediği belirtilerek, ülkenin yeni bir çatışmanın parçası haline getirilmemesi gerektiği ifade edildi.

Açıklamada, Türkiye’nin bölgesel gelişmeler karşısında dikkatli hareket etmesi gerektiği savunularak, başta Konya milletvekilleri olmak üzere tüm milletvekillerinden “ Mekke İttifakı Anlaşması”na hayır oyu vermeleri istendi.

Millet Partisi Akşehir İlçe Başkanlığı tarafından yapılan açıklamanın tamamı şöyle:

VEKİLLERE AÇIK ÇAĞRI

ÜLKENİN VEKÂLET SAVAŞLARINA SÜRÜKLENMESİNE İZİN VERİLEMEZ

Millet Partisi Akşehir İlçe Başkanlığı, Mekke İttifakının, vekâlet savaşlarına yol açmaması için vekillere açık çağrıda bulundu:

Türk devleti ve milleti Türkiye Cumhuriyeti devletinin kuruluşundan günümüze vekâlet savaşlarıyla boğuşmak zorunda kalmış, enerjisi bertaraf edilmek istenmiştir.

Daha istiklal mücadelesi devam ederken Kuva-yı Milliye sadece karşıdaki düşmanla savaşmamış; içeride emperyal güçlerin finanse ettiği kimi oluşumlarla da uğraşmak zorunda kalmıştır. Bu bağlamda, sağ-sol çatışmaları da Türk milletinin enerjisini törpüleyen karanlık bir süreç olarak yerini almıştır. Arkasından Asala, onun arkasından da PKK vekâlet savaşlarının piyonları olarak sahadaki yerlerini almışlardır. Bu süreç içerisinde Türk Milleti, Kurtuluş Savaşındaki kayıplarımızı kat kat katlayacak acılarla başa çıkmaya çalışmıştır.

Komşumuz Suriye’de, Irak’ta ve Libya’da yaşananlar da vekâlet savaşlarından başka bir şey değildir. Dün sahada birbirleriyle vuruşan, Türk erkinin birinin karşısında, öbürünün arkasında durduğu vekil savaşçılar, bugün aynı masanın etrafında beraberce çalışmaktadırlar. Ceremeyi çeken Türk devleti ve milleti olmuştur.

Terörsüz Türkiye hikâyesi mahut projenin yeni bir sürümüdür. Vekâlet sona ermiş değildir. Sona erdi ise, bu olağanüstü gayret, acelecilik, albenili söylemler ve olağanüstü trafik neyin nesidir?!

Sözün özü; Türk Milletinin eli kolu vekâlet savaşları ile bağlanmaya çalışılmış ve enerjisi berhava edilmiştir.

Şimdi ülkemiz yeni bir vekâlet savaşının konusu ve aparatı haline getirilmemelidir. Gündeme sürülen Mekke İttifakı Mekke’nin taşıdığı anlamdan uzaktır.

Yemen’de Suudilerin gölgesinde kimilerince kukla olarak nitelenen uzaktan kumandalı bir Yemen Hükümeti vardır. Yemen Hükümeti Suudilerin, Suudiler ise Birleşik Devletlerin güdümünde yürümektedir.

Suudi topraklarının üs olarak kullanılması, ne anlama gelmektedir? Burada vekâlet savaşları alttan alta devam etmektedir. Bunlar enerjilerini İsrail’in önünde engel gördükleri İran’ı bertaraf etmek için kullanmaktadırlar. Yemen’in yerel milis güçleri Husiler ise, denizaşırı güçlerin bölgeyi talan etmelerine engel olmak için İran yanlısı bir politika ile emperyal yapılanmaların kovanına çomak sokmaktadır.

Emperyal güçlerin rahat at oynatmalarını sağlamak için Husilerin etkisinin kırılması gerekmektedir. Bunun için Mekke gibi isimleri vizyon olarak kullanıp emperyal talana engel çıkaran Husilerin etkisizleştirilmesi amaçlanmaktadır.

Uzun sözün kısası: Hangi albenili sözler söylenirse söylensin; vekâlet savaşlarından çok çekmiş ve hala çekmekte olan Türkiye, yeni bir vekâlet savaşının konusu ve parçası olmamalıdır. Bu, son derece önemlidir. 100 yıl önceki savaş bitmiş değildir; sadece taktikler ve söylemler değişmiştir. Bu konu sadece Ankara’nın konusu olamaz. Bu konu, Ankara’nın olduğu kadar Konya’nın da Akşehir’in de meselesidir. Bu konu her bir vatandaşımızın meselesidir. Evet, hattı müdafa yoktur; sathı müdafaa vardır. O satıh Türkiye’dir, Türk hinterlandıdır.

Hangi partiden olursa olsun, başta Konya milletvekilleri olmak üzere Türk Milletinin bütün vekillerini, sonu karanlık bir muamma ile dopdolu Mekke İttifakı Anlaşmasına HAYIR oyu vererek vicdani, milli ve tarihi bir sorumluluğu yerine getirmelerini istiyor, bekliyor ve takip ediyoruz.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberpoligon.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.