SERDAR AYTAÇ’TAN ANAHTAR PARTİ’NİN MALİ DENETİMİNE İLİŞKİN AÇIKLAMA: “BELGELER KONUŞSUN, HUKUK KARAR VERSİN”
SERDAR AYTAÇ’TAN ANAHTAR PARTİ’NİN MALİ DENETİMİNE İLİŞKİN AÇIKLAMA: “BELGELER KONUŞSUN, HUKUK KARAR VERSİN”
Anahtar Parti Akşehir İlçe Başkanı Serdar Aytaç, Anayasa Mahkemesinin partinin 2024 yılı mali hesaplarına ilişkin denetimi hakkında açıklama yaptı. Hesaplarda tespit edilen uyuşmazlık ve usul eksikliklerinin kesinleşmiş bir mahkûmiyet anlamına gelmediğini belirten Aytaç, “Biz hesabın sorulmasından değil, hesabın çarpıtılmasından rahatsız oluruz” dedi.
Anahtar Parti Akşehir İlçe Başkanı Serdar Aytaç, Anayasa Mahkemesinin partinin 2024 yılı mali hesaplarına ilişkin denetimi kapsamında yaptığı değerlendirmeler üzerine yazılı açıklamada bulundu. Siyasi eleştirinin ve hesap sormanın demokratik siyasetin doğal bir parçası olduğunu belirten Aytaç, hukuki süreçler sonuçlanmadan herhangi bir kişi ya da kurumun suçlu ilan edilmemesi gerektiğini ifade etti.
Anahtar Partinin 28 Ekim 2024 tarihinde kurulduğunu hatırlatan Aytaç, mali denetime konu olan dönemin partinin kuruluş aşamasındaki 65 günlük faaliyet süresini kapsadığını belirtti. Anayasa Mahkemesinin mali hesaplarda 707 bin 500 liralık hesap uyuşmazlığı ve hesapların kesinleştirilmesine ilişkin usul eksikliği tespit ettiğini aktaran Aytaç, söz konusu farklılığın teknik hesaplama hatası ve hesapların onaylanma usulüne ilişkin değerlendirmeden kaynaklandığının parti tarafından açıklandığını kaydetti.
Aytaç, Anayasa Mahkemesinin mali hesapları mevcut hâliyle kabul etmediğini ve konunun adli yönden incelenmesi amacıyla Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduğunu belirterek, suç duyurusunun kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı anlamına gelmediğini vurguladı.
“SUÇ DUYURUSU, SUÇUN SABİT OLDUĞU ANLAMINA GELMEZ”
Hukuki sürecin belgeler çerçevesinde yürütülmesi gerektiğini ifade eden Aytaç, açıklamasında siyasi tartışmalarda peşin hükümlü davranılmaması çağrısında bulundu. Bir hesaplama hatasının siyasi mahkûmiyet gibi sunulmasını eleştiren Aytaç, diğer siyasi partilerin mali denetim kararlarının da aynı gün yayımlanmasına rağmen konunun yalnızca Anahtar Parti üzerinden siyasi tartışmaya dönüştürülmesini sorguladı.
Hukukun herkes için eşit işlemesi gerektiğini belirten Aytaç, mensubu olduğu parti dâhil hiçbir siyasi yapının hukukun üzerinde olmadığını, ancak kesinleşmiş bir mahkûmiyet bulunmadan kişilerin suçlu muamelesi görmemesi gerektiğini ifade etti.
Aytaç, açıklamasında hukuki sürecin sonuçlarının beklenmesi gerektiğini belirterek, kamuoyuna yönelik değerlendirmelerde belge ve somut bilgilere dayanılması çağrısında bulundu.
Anahtar Parti Akşehir İlçe Başkanı Serdar Aytaç’ın açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“BİR HESAP HATASINDAN SİYASİ MAHKÛMİYET ÇIKARMAK, ADALET DEĞİL VİCDANSIZLIKTIR!
Siyasette eleştiri haktır, sorgulamak haktır, hesap sormak haktır. Ancak gerçekleri çarpıtmak, henüz sonuçlanmamış bir hukuki süreci kesinleşmiş bir mahkûmiyet gibi sunmak ne siyasi ahlaka ne de vicdana sığar.
Öncelikle bazı gerçekleri herkesin anlayacağı şekilde ortaya koyalım.
Anahtar Parti, 28 Ekim 2024 tarihinde kurulmuştur. Anayasa Mahkemesinin incelemesine konu olan dönem, henüz kuruluş aşamasındaki bir siyasi partinin yalnızca 65 günlük faaliyet süresidir.
Yüksek Mahkeme, 2024 yılı mali hesaplarında 707.500 TL tutarında hesap uyuşmazlığı ve hesapların kesinleştirilmesine ilişkin usul eksikliği tespit etmiştir.
Partimizin İdari ve Mali İşler Başkanlığı, söz konusu rakamsal farklılığın sehven yapılan teknik bir hesaplama hatasından, diğer hususun ise hesapların onaylanma usulüne ilişkin değerlendirme farklılığından kaynaklandığını kamuoyuna açıklamıştır.
Burada özellikle altını çizmek istediğim çok önemli bir husus var:
Anayasa Mahkemesi, mali hesapların mevcut hâliyle kabul edilemeyeceğine karar vermiş ve konunun adli yönden incelenmesi için Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunmuştur.
Suç duyurusu, suçun sabit olduğu anlamına gelmez! İnceleme yapılması, mahkûmiyet kararı değildir!
Hukuk bilen herkesin bildiği bu temel gerçeği, siyasi hesaplar uğruna görmezden gelmek kimseye itibar kazandırmaz.
Elbette hukuk işleyecek, belgeler incelenecek, varsa sorumluluk ortaya çıkarılacaktır. Bundan rahatsızlık duymak bir yana, hukukun eksiksiz işlemesini en başta biz isteriz.
Ancak soruyorum:
Bir hesaplama hatasını siyasi bir mahkûmiyete dönüştürmek kime ne kazandırır? Henüz yargılama yapılmadan insanları suçlu ilan etmek hangi adalet anlayışına sığar?
Üstelik aynı gün çok sayıda siyasi partinin mali denetim kararları yayımlanmışken, meseleyi yalnızca Anahtar Parti üzerinden bir siyasi yıpratma aracına dönüştürmek de ayrıca düşündürücüdür.
Benim siyaset anlayışımda hiçbir parti hukukun üzerinde değildir. Mensubu olduğum parti de dâhil olmak üzere herkes hesap vermelidir. Ancak hiç kimse, hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmü bulunmadan suçlu muamelesi görmemelidir.
Siyaset, rakibinin hatasından siyasi ganimet devşirme sanatı değildir. Siyaset; aklın, ahlakın, vicdanın ve millete hizmet iradesinin ortaya konulduğu ciddi bir sorumluluktur.
Bizler eleştiriden kaçmayız. Hesap vermekten çekinmeyiz. Ancak adaletin yerini peşin hükümlerin, hakikatin yerini siyasi hesapların almasına da sessiz kalmayız.
Son sözüm şudur:
Biz hesabın sorulmasından değil, hesabın çarpıtılmasından rahatsız oluruz. Belgeler konuşsun, hukuk karar versin. Herkes de söylediği sözün ve yönelttiği ithamın sorumluluğunu taşısın.
Çünkü adalet bir gün herkese lazım olur.
Ve unutulmamalıdır ki hakikat, en yüksek sesle bağıranın değil, söylediğini ispat edebilenin yanındadır.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.




