Metin UYGUN
Köşe Yazarı
Metin UYGUN
 

Bugünkü Üniversitenin Öncüsü: Nizamiye Medreseleri ve Eğitimde Büyük Selçuklu Devrimi

Orta Çağ İslam dünyasının en görkemli eğitim kurumları olan Nizamiye Medreseleri, sadece geçmişin bir mirası değil, aynı zamanda günümüz modern üniversite yapısının da öncüsü olarak kabul ediliyor. Büyük Selçuklu Devleti’nin efsanevi veziri Nizamülmülk tarafından temelleri atılan bu kurumlar, ismini de kurucusunun vizyonundan alıyor. Nizamiye Medreseleri, teşkilat yapısı ve müfredatıyla döneminde öyle büyük bir etki meydana getirdi ki; bu sistem hem İslam coğrafyasındaki medreselere hem de Avrupa’da filizlenen ilk üniversitelere ilham kaynağı oldu. Hatta o dönemde medrese inşa etmek, doğrudan "Nizamiye kurmak" tabiriyle eş anlamlı hale gelmişti. Nizamülmülk’ün Vizyonu: Neden Bu Medreseler Kuruldu? Vezir Nizamülmülk’ün bu devasa projeyi hayata geçirmesinin ardında iki temel gaye yatıyordu. Birincisi; o dönemde Ehl-i Sünnet akidesini zayıflatmaya çalışan Şii-Fatımi ideolojisine karşı ilmi bir set çekmek ve inanç esaslarını güçlendirmekti. İkincisi ise hızla büyüyen Selçuklu İmparatorluğu’nun ihtiyaç duyduğu nitelikli devlet adamı ve bürokrat kadrosunu yetiştirmekti. Sultan Alparslan, Nizamülmülk’ün bu teklifine büyük bir heyecanla destek vererek, bu ilim yuvalarının sadece Nişabur ile sınırlı kalmamasını, tüm ülkeye yayılmasını emretti. Böylece 1065 yılında Nişabur’da temelleri atılan bu hareket, kısa sürede bir eğitim seferberliğine dönüştü. Bağdat Nizamiye: İlk "Kampüs" Modeli 1067 yılında hizmete açılan Bağdat Nizamiye Medresesi, dönemi için bir "külliye" yani yerleşke devrimidir. Derslikleri, yatakhanesi, zengin kütüphanesi, mescidi ve hamamıyla bir öğrencinin tüm ihtiyaçlarını tek bir merkezde karşılayan bu yapı, günümüz üniversite kampüslerinin tarihsel kökenini oluşturur. Nizamiyelerden önce ilim öğrenmek isteyenler "rıhle" denilen yorucu ve tehlikeli yolculuklara çıkmak zorundaydı. Ancak bu medreselerle birlikte, her branşın uzmanı olan müderrisler tek bir merkezde toplandı. Zengin vakıf gelirleri sayesinde öğrencilerin barınma ve iaşe masrafları karşılanarak, onların sadece ilme odaklanmaları sağlandı. Beş Fakülteli Müfredat ve İmam Gazzali Dönemi Nizamiyelerin eğitim modeli, bugünkü anlamda beş temel fakültenin (Siyasal Bilgiler, Edebiyat, İlahiyat, Hukuk ve Fen Bilimleri) müfredatını birleştiren bir yapıdaydı. Başlangıçta dini ve felsefi ağırlıklı olan program, zamanla fen bilimleriyle zenginleştirildi. Bu kürsülerde yetişen en parlak isim kuşkusuz İmam Gazzali’ydi. Nişabur’da yetişen Gazzali, henüz 33 yaşındayken Bağdat Nizamiye Medresesi’ne başmüderris olarak atanmış, İslam düşünce tarihine yön verecek eserlerini bu iklimde olgunlaştırmıştır. Akademik Hiyerarşi: Müderrisler ve Semboller Nizamiye’de müderris (profesör) olmak, hükümdar fermanıyla (menşur) tescillenen yüksek bir makamdı. Müderrislere atandıklarında siyah bir cübbe ve "tarha" denilen deniz mavisi özel bir sarık giydirilirdi. Dersler genellikle bir "post" üzerinde oturarak verilir, bu post aynı zamanda müderrisin akademik yetkisinin sembolü sayılırdı. Eğitim dünyasına kazandırılan en önemli yeniliklerden biri de "müderris yardımcılığı" (asistanlık) sistemiydi. Bu yardımcılar, ders sonrasında öğrencilere zor kısımları izah ederek hem eğitimin kalitesini artırıyor hem de kendilerini müderrisliğe hazırlıyorlardı. Sosyal Adalet ve Devlet Bürokrasisinde Kalite Nizamiye Medreseleri’nin bir diğer devrimci yönü, eğitimde fırsat eşitliğini sağlamasıdır. Daha önce eğitim maddi imkanlara ve halkın yardımlarına bağlıyken, Nizamiyeler devlet ve vakıf desteğiyle yoksul ama zeki öğrencilerin önünü açtı. Bu durum, Selçuklu bürokrasisinde liyakatin artmasını ve kadılık gibi kritik görevlerin ehil isimlerce yürütülmesini sağladı. Sonuç olarak; Nizamülmülk’ün 11. yüzyılda diktiği bu ilim fidanları, yüzyıllarca etkisini sürdüren dev bir çınara dönüştü. Nizamiye Medreseleri, teşkilat yapısı ve eğitim felsefesiyle dünya medeniyet mirasının en kıymetli müesseselerinden biri olarak tarihteki yerini almıştır. Kaynakça Prof. Dr. Cihan Piyadeoğlu, Nizamiye Medreselerinin Kuruluşu ve Önemi, dergipark.org.tr Ahmet Ocak, Nizamiye Medreseleri, türkmaarifansiklopedisi.org.tr Abdülkerim Özaydın, Nizamiye Medresesi, TDV İslam Ansiklopedisi, Metin Uygun Youtube Kanalı, Bugünkü Üniversitelerin Öncüsü Nizamiye Medreseleri, www.youtube.com
Ekleme Tarihi: 26 Ocak 2026 -Pazartesi
Metin UYGUN

Bugünkü Üniversitenin Öncüsü: Nizamiye Medreseleri ve Eğitimde Büyük Selçuklu Devrimi

Orta Çağ İslam dünyasının en görkemli eğitim kurumları olan Nizamiye Medreseleri, sadece geçmişin bir mirası değil, aynı zamanda günümüz modern üniversite yapısının da öncüsü olarak kabul ediliyor. Büyük Selçuklu Devleti’nin efsanevi veziri Nizamülmülk tarafından temelleri atılan bu kurumlar, ismini de kurucusunun vizyonundan alıyor.

Nizamiye Medreseleri, teşkilat yapısı ve müfredatıyla döneminde öyle büyük bir etki meydana getirdi ki; bu sistem hem İslam coğrafyasındaki medreselere hem de Avrupa’da filizlenen ilk üniversitelere ilham kaynağı oldu. Hatta o dönemde medrese inşa etmek, doğrudan "Nizamiye kurmak" tabiriyle eş anlamlı hale gelmişti.

Nizamülmülk’ün Vizyonu: Neden Bu Medreseler Kuruldu?

Vezir Nizamülmülk’ün bu devasa projeyi hayata geçirmesinin ardında iki temel gaye yatıyordu. Birincisi; o dönemde Ehl-i Sünnet akidesini zayıflatmaya çalışan Şii-Fatımi ideolojisine karşı ilmi bir set çekmek ve inanç esaslarını güçlendirmekti. İkincisi ise hızla büyüyen Selçuklu İmparatorluğu’nun ihtiyaç duyduğu nitelikli devlet adamı ve bürokrat kadrosunu yetiştirmekti.

Sultan Alparslan, Nizamülmülk’ün bu teklifine büyük bir heyecanla destek vererek, bu ilim yuvalarının sadece Nişabur ile sınırlı kalmamasını, tüm ülkeye yayılmasını emretti. Böylece 1065 yılında Nişabur’da temelleri atılan bu hareket, kısa sürede bir eğitim seferberliğine dönüştü.

Bağdat Nizamiye: İlk "Kampüs" Modeli

1067 yılında hizmete açılan Bağdat Nizamiye Medresesi, dönemi için bir "külliye" yani yerleşke devrimidir. Derslikleri, yatakhanesi, zengin kütüphanesi, mescidi ve hamamıyla bir öğrencinin tüm ihtiyaçlarını tek bir merkezde karşılayan bu yapı, günümüz üniversite kampüslerinin tarihsel kökenini oluşturur.

Nizamiyelerden önce ilim öğrenmek isteyenler "rıhle" denilen yorucu ve tehlikeli yolculuklara çıkmak zorundaydı. Ancak bu medreselerle birlikte, her branşın uzmanı olan müderrisler tek bir merkezde toplandı. Zengin vakıf gelirleri sayesinde öğrencilerin barınma ve iaşe masrafları karşılanarak, onların sadece ilme odaklanmaları sağlandı.

Beş Fakülteli Müfredat ve İmam Gazzali Dönemi

Nizamiyelerin eğitim modeli, bugünkü anlamda beş temel fakültenin (Siyasal Bilgiler, Edebiyat, İlahiyat, Hukuk ve Fen Bilimleri) müfredatını birleştiren bir yapıdaydı. Başlangıçta dini ve felsefi ağırlıklı olan program, zamanla fen bilimleriyle zenginleştirildi.

Bu kürsülerde yetişen en parlak isim kuşkusuz İmam Gazzali’ydi. Nişabur’da yetişen Gazzali, henüz 33 yaşındayken Bağdat Nizamiye Medresesi’ne başmüderris olarak atanmış, İslam düşünce tarihine yön verecek eserlerini bu iklimde olgunlaştırmıştır.

Akademik Hiyerarşi: Müderrisler ve Semboller

Nizamiye’de müderris (profesör) olmak, hükümdar fermanıyla (menşur) tescillenen yüksek bir makamdı. Müderrislere atandıklarında siyah bir cübbe ve "tarha" denilen deniz mavisi özel bir sarık giydirilirdi. Dersler genellikle bir "post" üzerinde oturarak verilir, bu post aynı zamanda müderrisin akademik yetkisinin sembolü sayılırdı.

Eğitim dünyasına kazandırılan en önemli yeniliklerden biri de "müderris yardımcılığı" (asistanlık) sistemiydi. Bu yardımcılar, ders sonrasında öğrencilere zor kısımları izah ederek hem eğitimin kalitesini artırıyor hem de kendilerini müderrisliğe hazırlıyorlardı.

Sosyal Adalet ve Devlet Bürokrasisinde Kalite

Nizamiye Medreseleri’nin bir diğer devrimci yönü, eğitimde fırsat eşitliğini sağlamasıdır. Daha önce eğitim maddi imkanlara ve halkın yardımlarına bağlıyken, Nizamiyeler devlet ve vakıf desteğiyle yoksul ama zeki öğrencilerin önünü açtı. Bu durum, Selçuklu bürokrasisinde liyakatin artmasını ve kadılık gibi kritik görevlerin ehil isimlerce yürütülmesini sağladı.

Sonuç olarak; Nizamülmülk’ün 11. yüzyılda diktiği bu ilim fidanları, yüzyıllarca etkisini sürdüren dev bir çınara dönüştü. Nizamiye Medreseleri, teşkilat yapısı ve eğitim felsefesiyle dünya medeniyet mirasının en kıymetli müesseselerinden biri olarak tarihteki yerini almıştır.

Kaynakça

  1. Prof. Dr. Cihan Piyadeoğlu, Nizamiye Medreselerinin Kuruluşu ve Önemi, dergipark.org.tr
  2. Ahmet Ocak, Nizamiye Medreseleri, türkmaarifansiklopedisi.org.tr
  3. Abdülkerim Özaydın, Nizamiye Medresesi, TDV İslam Ansiklopedisi,
  4. Metin Uygun Youtube Kanalı, Bugünkü Üniversitelerin Öncüsü Nizamiye Medreseleri, www.youtube.com
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberpoligon.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
dini chat giftcardmall/mygift