EĞİTİM-İŞ AKŞEHİR: ÇOCUKLARIMIZI KORUYAMAYAN BİR EĞİTİM SİSTEMİNİ KABUL ETMİYORUZ!

Eğitim (HP) - Haber Poligon | 22.09.2026 - 23:24, Güncelleme: 22.09.2026 - 23:24 145 kez okundu.
 

EĞİTİM-İŞ AKŞEHİR: ÇOCUKLARIMIZI KORUYAMAYAN BİR EĞİTİM SİSTEMİNİ KABUL ETMİYORUZ!

Manisa’nın Turgutlu ilçesinde İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi önünde meydana gelen ve 10 öğrencinin yaralanmasıyla sonuçlanan silahlı saldırı sonrasında Eğitim-İş Akşehir Temsilciliği tarafından yaşanan bu müessif olaya tepki koymak, okullarda tırmanan şiddete dikkat çekmek ve çocukların can güvenliği ile yaşam hakkını savunmak amacıyla Cumhuriyet Meydanı’nda bir basın açıklaması yapıldı.
Eğitim –İş Akşehir Temsilcilik Başkanı İbrahim Sarıtaş ile Temsilcilik Sekreteri Umut Akbulut tarafından yapılan basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi: Manisa Turgutlu’da İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi önünde bu sabah silahlı saldırı yaşandı. Okula gitmek için evlerinden çıkan çocuklarımız silah seslerinin ortasında kaldı. Saldırıda 11 öğrencimiz yaralandı. Daha kaç öğretmenimizi, kaç öğrencimizi kaybedeceğiz? Kaç okulun önünde silah patlaması, kaç çocuğun vurulması gerekiyor ki Milli Eğitim Bakanlığı çocuklarımızın ve eğitim emekçilerinin can güvenliğini asli sorumluluğu olarak görsün? Aylarca uyardık. Rapor hazırladık. Alanlara çıktık. Milli Eğitim Bakanlığının kapısına dayandık. “Okullar güvenli değil” dedik. “Eğitimde şiddet artık münferit olaylarla açıklanamaz” dedik. “Güvenli Okul, Sağlıklı Eğitim” talebiyle on binlerce yurttaşın imzasını Bakanlığa teslim ettik. Öğretmenlerimiz öldürüldüğünde haykırdık. Öğrencilerimiz şiddetin hedefi olduğunda haykırdık. Uyardık. Duymadınız. Anlattık. Görmezden geldiniz. Çözüm istedik. Sorumluluktan kaçtınız. Bugün yine bir okulun önünden silah sesleri yükseliyor. Milli Eğitim Bakanlığı artık çıkıp bu olayları “münferit” diyerek geçiştiremez. Her saldırının ardından birkaç cümlelik açıklama yayımlayıp ertesi gün hiçbir şey olmamış gibi yoluna devam edemez. Çünkü ortada artık inkar edilemeyecek kadar ağır bir tablo vardır: Türkiye’de çocuklar okula giderken can güvenliğinden emin değildir. Öğretmenler görevlerinin başında öldürülmektedir. Okulların kapısına kadar silah ve şiddet gelmiştir. Bir eğitim sisteminin bundan daha ağır bir alarmı olabilir mi? Sayın Yusuf Tekin; Sizin göreviniz yalnızca müfredat değiştirmek, yönetmelik yayımlamak, çocukların nasıl giyineceğiyle, hangi etkinliğe katılacağıyla uğraşmak değildir. O çocukları sağ salim okula ulaştırmak, öğretmenleri görevlerinin başında yaşatmak da sizin sorumluluğunuzdur. Eğitim-İş olarak aylardır söylüyoruz; şiddet yalnızca okul kapısına bir güvenlik görevlisi dikilerek çözülemez. Çocukların psikososyal destekten yoksun bırakıldığı, rehberlik hizmetlerinin yetersiz kaldığı, şiddetin toplumsal hayatın her alanında sıradanlaştırıldığı, silaha erişimin bu kadar kolay olduğu bir ülkede okul duvarlarının çocuklarımızı tek başına koruması mümkün değildir. Okullar hapishaneye çevrilmeden güvenli hale getirilebilir. Bunun yolu bilimsel, kamucu, bütüncül bir eğitim ve sosyal politikadan geçmektedir. Ama bunun için önce Bakanlığın sorunu kabul etmesi gerekir. Her olaydan sonra üzülmek sorumluluk değildir. Başsağlığı dilemek önlem değildir. Soruşturma açmak eğitim politikası değildir. Devletin görevi çocuklar vurulduktan sonra fail aramak değil, çocukların vurulmasını önlemektir. Bugün Turgutlu’da yaşananların ardından bir kez daha soruyoruz: Nerede sizin “güvenli okul” politikanız? Nerede aylardır istediğimiz kapsamlı şiddet eylem planı? Nerede okullardaki yeterli rehber öğretmen? Nerede okul çevrelerinin güvenliğine ilişkin kalıcı önlemler? Nerede çocuklarımızı şiddetten koruyacak sosyal politikalar? Daha kaç can kaybetmemiz gerekiyor?   Milli Eğitim Bakanlığına açıkça söylüyoruz: Artık “bilmiyorduk” diyemezsiniz. “Öngöremedik” diyemezsiniz. “Münferit olay” diyemezsiniz. Çünkü biliyordunuz. Uyarıldınız. Buna rağmen gerekli önlemleri almadınız.   Çocuklarımızın ve eğitim emekçilerinin yaşam hakkını korumayan hiçbir eğitim politikasının bizim gözümüzde değeri yoktur. Turgutlu’da saldırının hedefi olan çocuklarımızın ailelerinin acısını paylaşıyor, yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz. Bu olayın bütün yönleriyle aydınlatılmasının, ihmali ve sorumluluğu bulunanların ortaya çıkarılmasının takipçisi olacağız. Ve bir kez daha, öfkeyle söylüyoruz: OKULLARIMIZDA SİLAH SESİ DUYMAK İSTEMİYORUZ! ÇOCUKLARIMIZIN CENAZESİNİ DEĞİL, GELECEĞİNİ KONUŞMAK İSTİYORUZ! Çocuklarımızın yaşam hakkı sizin ihmalinize bırakılamaz. ARTIK YETER!  
Manisa’nın Turgutlu ilçesinde İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi önünde meydana gelen ve 10 öğrencinin yaralanmasıyla sonuçlanan silahlı saldırı sonrasında Eğitim-İş Akşehir Temsilciliği tarafından yaşanan bu müessif olaya tepki koymak, okullarda tırmanan şiddete dikkat çekmek ve çocukların can güvenliği ile yaşam hakkını savunmak amacıyla Cumhuriyet Meydanı’nda bir basın açıklaması yapıldı.

Eğitim –İş Akşehir Temsilcilik Başkanı İbrahim Sarıtaş ile Temsilcilik Sekreteri Umut Akbulut tarafından yapılan basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

Manisa Turgutlu’da İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi önünde bu sabah silahlı saldırı yaşandı. Okula gitmek için evlerinden çıkan çocuklarımız silah seslerinin ortasında kaldı. Saldırıda 11 öğrencimiz yaralandı.

Daha kaç öğretmenimizi, kaç öğrencimizi kaybedeceğiz? Kaç okulun önünde silah patlaması, kaç çocuğun vurulması gerekiyor ki Milli Eğitim Bakanlığı çocuklarımızın ve eğitim emekçilerinin can güvenliğini asli sorumluluğu olarak görsün?

Aylarca uyardık. Rapor hazırladık. Alanlara çıktık. Milli Eğitim Bakanlığının kapısına dayandık. “Okullar güvenli değil” dedik. “Eğitimde şiddet artık münferit olaylarla açıklanamaz” dedik. “Güvenli Okul, Sağlıklı Eğitim” talebiyle on binlerce yurttaşın imzasını Bakanlığa teslim ettik.

Öğretmenlerimiz öldürüldüğünde haykırdık. Öğrencilerimiz şiddetin hedefi olduğunda haykırdık.

Uyardık. Duymadınız.

Anlattık. Görmezden geldiniz.

Çözüm istedik. Sorumluluktan kaçtınız.

Bugün yine bir okulun önünden silah sesleri yükseliyor.

Milli Eğitim Bakanlığı artık çıkıp bu olayları “münferit” diyerek geçiştiremez. Her saldırının ardından birkaç cümlelik açıklama yayımlayıp ertesi gün hiçbir şey olmamış gibi yoluna devam edemez.

Çünkü ortada artık inkar edilemeyecek kadar ağır bir tablo vardır: Türkiye’de çocuklar okula giderken can güvenliğinden emin değildir. Öğretmenler görevlerinin başında öldürülmektedir. Okulların kapısına kadar silah ve şiddet gelmiştir.

Bir eğitim sisteminin bundan daha ağır bir alarmı olabilir mi?

Sayın Yusuf Tekin;

Sizin göreviniz yalnızca müfredat değiştirmek, yönetmelik yayımlamak, çocukların nasıl giyineceğiyle, hangi etkinliğe katılacağıyla uğraşmak değildir.

O çocukları sağ salim okula ulaştırmak, öğretmenleri görevlerinin başında yaşatmak da sizin sorumluluğunuzdur.

Eğitim-İş olarak aylardır söylüyoruz; şiddet yalnızca okul kapısına bir güvenlik görevlisi dikilerek çözülemez. Çocukların psikososyal destekten yoksun bırakıldığı, rehberlik hizmetlerinin yetersiz kaldığı, şiddetin toplumsal hayatın her alanında sıradanlaştırıldığı, silaha erişimin bu kadar kolay olduğu bir ülkede okul duvarlarının çocuklarımızı tek başına koruması mümkün değildir.

Okullar hapishaneye çevrilmeden güvenli hale getirilebilir. Bunun yolu bilimsel, kamucu, bütüncül bir eğitim ve sosyal politikadan geçmektedir.

Ama bunun için önce Bakanlığın sorunu kabul etmesi gerekir.

Her olaydan sonra üzülmek sorumluluk değildir.

Başsağlığı dilemek önlem değildir.

Soruşturma açmak eğitim politikası değildir.

Devletin görevi çocuklar vurulduktan sonra fail aramak değil, çocukların vurulmasını önlemektir.

Bugün Turgutlu’da yaşananların ardından bir kez daha soruyoruz:

Nerede sizin “güvenli okul” politikanız?

Nerede aylardır istediğimiz kapsamlı şiddet eylem planı?

Nerede okullardaki yeterli rehber öğretmen?

Nerede okul çevrelerinin güvenliğine ilişkin kalıcı önlemler?

Nerede çocuklarımızı şiddetten koruyacak sosyal politikalar?

Daha kaç can kaybetmemiz gerekiyor?

 

Milli Eğitim Bakanlığına açıkça söylüyoruz:

Artık “bilmiyorduk” diyemezsiniz.

“Öngöremedik” diyemezsiniz.

“Münferit olay” diyemezsiniz.

Çünkü biliyordunuz. Uyarıldınız. Buna rağmen gerekli önlemleri almadınız.

 

Çocuklarımızın ve eğitim emekçilerinin yaşam hakkını korumayan hiçbir eğitim politikasının bizim gözümüzde değeri yoktur.

Turgutlu’da saldırının hedefi olan çocuklarımızın ailelerinin acısını paylaşıyor, yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz.

Bu olayın bütün yönleriyle aydınlatılmasının, ihmali ve sorumluluğu bulunanların ortaya çıkarılmasının takipçisi olacağız.

Ve bir kez daha, öfkeyle söylüyoruz:

OKULLARIMIZDA SİLAH SESİ DUYMAK İSTEMİYORUZ!

ÇOCUKLARIMIZIN CENAZESİNİ DEĞİL, GELECEĞİNİ KONUŞMAK İSTİYORUZ!

Çocuklarımızın yaşam hakkı sizin ihmalinize bırakılamaz.

ARTIK YETER!

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberpoligon.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.