Sude FİLİZ
Köşe Yazarı
Sude FİLİZ
 

Gülüşü Kaybettirilen Her Kadına, Gülüşünü Korumaya Çalışan Her Kadına ve Henüz Dünyaya Gelecek Her Kız Çocuğuna…

Dünyada bazı gülüşler vardır ki bir fotoğraf karesinde kalır. Bir zamanlar gözlerinin içi gülen bir kadının gülüşü… Bir gün bir haber başlığına dönüşür ve o gülüş artık yalnızca bir hatırada yaşar. Bazı kadınların gülüşü susturuldu. Bazıları hayallerini gerçekleştiremeden, bazıları çocuklarını büyütemeden, bazıları daha hayatın başındayken aramızdan koparıldı. Onların adı bazen bir pankartta, bazen bir sosyal medya etiketinde, bazen de bir annenin gözyaşında yaşamaya devam etti. Ama gerçek şu ki hiçbir kadın yalnızca bir haber değildi. Her biri bir hayatın merkezindeydi. Birinin annesiydi, birinin kızıydı, birinin arkadaşıydı. En önemlisi de birinin umuduydu. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü geldiğinde çoğu zaman çiçekler verilir. Güzel sözler söylenir. Kadınların değeri anlatılır. Ama 8 Mart yalnızca kutlama değildir; aynı zamanda hatırlamadır. Gülüşü kaybettirilen kadınları hatırlamaktır. Çünkü bazı kadınlar artık aramızda değil. Ama onların hikâyeleri hâlâ bu dünyanın vicdanında yaşamaya devam ediyor. Kadın cinayetleri yalnızca bir istatistik değildir. Her biri yarım kalan bir hayatın sessiz çığlığıdır. Bir kadının hayallerinin, planlarının ve sevdiklerinin ortasında kesilen bir yolculuktur. Bir annenin evladını beklediği ama kapının bir daha hiç çalmadığı akşamlardır. Bir çocuğun “anne” diye sesleneceği bir sesin artık cevap vermediği yıllardır. Bir ailenin içinde büyüyen tarifsiz bir boşluktur. Ama kadınların hikâyesi yalnızca kayıpların hikâyesi değildir. Aynı zamanda yaşamaya devam eden kadınların hikâyesidir. Her sabah uyanıp hayatın yükünü omuzlayan kadınların… Bir sınıfta öğrencilerine umut anlatan öğretmenlerin… Bir hastanede hayat kurtaran doktorların… Bir fabrikada emeğiyle ailesini ayakta tutan işçilerin… Bir şehirde tek başına yürüyen ama hayallerinden vazgeçmeyen genç kadınların… Kadınlar yalnızca hayatın içinde değildir. Kadınlar hayatın kendisidir. Kadınların sabrı bir ailenin dengesidir. Kadınların emeği bir toplumun görünmeyen gücüdür. Kadınların cesareti ise geleceğin en güçlü umududur. Ama bu hikâye yalnızca bugünün kadınlarına ait değildir. Henüz doğmamış kız çocukları da bu hikâyenin içindedir. Belki şu anda bir yerde küçük bir kız çocuğu yürümeyi öğreniyor. Belki biri ilk kez kalem tutuyor. Belki biri gelecekte doktor olmayı hayal ediyor. Belki biri dünyayı değiştirecek bir fikir kuruyor. Her kız çocuğu aslında yeni bir dünyanın başlangıcıdır. Bu yüzden kadınların hikâyesi yalnızca geçmişin acılarıyla değil, geleceğin umutlarıyla da yazılır. Bir toplumun en büyük gücü, kız çocuklarının korkmadan büyüyebildiği bir dünyadır. Çünkü bir kız çocuğunun hayallerinin önünde hiçbir duvar olmamalıdır. Onlar korkarak değil, umut ederek büyümelidir. 8 Mart bize bunu hatırlatır. Kadınların yalnızca bir gün hatırlanmayı değil, her gün saygı görmeyi hak ettiğini… Kadınların yalnızca güçlü olmak zorunda bırakılmadığı, güven içinde yaşayabildiği bir dünyanın mümkün olduğunu… Ve hiçbir kadının gülüşünün bu dünyadan eksilmemesi gerektiğini… Çünkü bir kadının gülüşü yalnızca bir insanın mutluluğu değildir. Bir toplumun umududur. Son Söz Sude'den: Ben de bir kadınım. Bu dünyada yürüyen, hayal kuran, bazen korkan ama yine de umut etmeyi bırakmayan milyonlarca kadından biriyim. Bu yazıyı yalnızca yaşayan kadınlar için değil; gülüşü kaybettirilen kadınlar için de yazıyorum. Ve aynı zamanda henüz dünyaya gelmemiş kız çocukları için… Çünkü onların yaşayacağı dünya, bugün kurduğumuz vicdanla şekillenecek. Unutulan tüm kadınlar adına, yaşayan tüm kadınlar adına ve doğacak tüm kız çocukları adına şunu söylemek istiyorum: Bir gün kadınların gülüşünün eksilmediği bir dünya mümkün olacak. Ve o dünya, kadınların sesiyle kurulacak.
Ekleme Tarihi: 08 Mart 2026 -Pazar
Sude FİLİZ

Gülüşü Kaybettirilen Her Kadına, Gülüşünü Korumaya Çalışan Her Kadına ve Henüz Dünyaya Gelecek Her Kız Çocuğuna…

Dünyada bazı gülüşler vardır ki bir fotoğraf karesinde kalır.

Bir zamanlar gözlerinin içi gülen bir kadının gülüşü…

Bir gün bir haber başlığına dönüşür ve o gülüş artık yalnızca bir hatırada yaşar.

Bazı kadınların gülüşü susturuldu.

Bazıları hayallerini gerçekleştiremeden, bazıları çocuklarını büyütemeden, bazıları daha hayatın başındayken aramızdan koparıldı. Onların adı bazen bir pankartta, bazen bir sosyal medya etiketinde, bazen de bir annenin gözyaşında yaşamaya devam etti.

Ama gerçek şu ki hiçbir kadın yalnızca bir haber değildi.

Her biri bir hayatın merkezindeydi.

Birinin annesiydi, birinin kızıydı, birinin arkadaşıydı.

En önemlisi de birinin umuduydu.

8 Mart Dünya Kadınlar Günü geldiğinde çoğu zaman çiçekler verilir. Güzel sözler söylenir. Kadınların değeri anlatılır. Ama 8 Mart yalnızca kutlama değildir; aynı zamanda hatırlamadır.

Gülüşü kaybettirilen kadınları hatırlamaktır.

Çünkü bazı kadınlar artık aramızda değil. Ama onların hikâyeleri hâlâ bu dünyanın vicdanında yaşamaya devam ediyor.

Kadın cinayetleri yalnızca bir istatistik değildir. Her biri yarım kalan bir hayatın sessiz çığlığıdır. Bir kadının hayallerinin, planlarının ve sevdiklerinin ortasında kesilen bir yolculuktur.

Bir annenin evladını beklediği ama kapının bir daha hiç çalmadığı akşamlardır.

Bir çocuğun “anne” diye sesleneceği bir sesin artık cevap vermediği yıllardır.

Bir ailenin içinde büyüyen tarifsiz bir boşluktur.

Ama kadınların hikâyesi yalnızca kayıpların hikâyesi değildir.

Aynı zamanda yaşamaya devam eden kadınların hikâyesidir.

Her sabah uyanıp hayatın yükünü omuzlayan kadınların…

Bir sınıfta öğrencilerine umut anlatan öğretmenlerin…

Bir hastanede hayat kurtaran doktorların…

Bir fabrikada emeğiyle ailesini ayakta tutan işçilerin…

Bir şehirde tek başına yürüyen ama hayallerinden vazgeçmeyen genç kadınların…

Kadınlar yalnızca hayatın içinde değildir.

Kadınlar hayatın kendisidir.

Kadınların sabrı bir ailenin dengesidir.

Kadınların emeği bir toplumun görünmeyen gücüdür.

Kadınların cesareti ise geleceğin en güçlü umududur.

Ama bu hikâye yalnızca bugünün kadınlarına ait değildir.

Henüz doğmamış kız çocukları da bu hikâyenin içindedir.

Belki şu anda bir yerde küçük bir kız çocuğu yürümeyi öğreniyor.

Belki biri ilk kez kalem tutuyor.

Belki biri gelecekte doktor olmayı hayal ediyor.

Belki biri dünyayı değiştirecek bir fikir kuruyor.

Her kız çocuğu aslında yeni bir dünyanın başlangıcıdır.

Bu yüzden kadınların hikâyesi yalnızca geçmişin acılarıyla değil, geleceğin umutlarıyla da yazılır.

Bir toplumun en büyük gücü, kız çocuklarının korkmadan büyüyebildiği bir dünyadır. Çünkü bir kız çocuğunun hayallerinin önünde hiçbir duvar olmamalıdır.

Onlar korkarak değil, umut ederek büyümelidir.

8 Mart bize bunu hatırlatır.

Kadınların yalnızca bir gün hatırlanmayı değil, her gün saygı görmeyi hak ettiğini…

Kadınların yalnızca güçlü olmak zorunda bırakılmadığı, güven içinde yaşayabildiği bir dünyanın mümkün olduğunu…

Ve hiçbir kadının gülüşünün bu dünyadan eksilmemesi gerektiğini…

Çünkü bir kadının gülüşü yalnızca bir insanın mutluluğu değildir.

Bir toplumun umududur.

Son Söz Sude'den:

Ben de bir kadınım. Bu dünyada yürüyen, hayal kuran, bazen korkan ama yine de umut etmeyi bırakmayan milyonlarca kadından biriyim. Bu yazıyı yalnızca yaşayan kadınlar için değil; gülüşü kaybettirilen kadınlar için de yazıyorum. Ve aynı zamanda henüz dünyaya gelmemiş kız çocukları için… Çünkü onların yaşayacağı dünya, bugün kurduğumuz vicdanla şekillenecek. Unutulan tüm kadınlar adına, yaşayan tüm kadınlar adına ve doğacak tüm kız çocukları adına şunu söylemek istiyorum: Bir gün kadınların gülüşünün eksilmediği bir dünya mümkün olacak. Ve o dünya, kadınların sesiyle kurulacak.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberpoligon.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
dini chat bizim mekan giftcardmall/mygift bets10.buzz taraftarium24 taraftarium24 islami chat islami sohbetler