İdris DOĞAN
Köşe Yazarı
İdris DOĞAN
 

Siyaset ve Küfür

Gücü, itibarı ve imkânı bünyesinde barındıran siyaset, yönetim hayatının tek ve vazgeçilmez alanıdır. Dolayısıyla toplumları yönetme sevdalıları için bu alan, önemli bir cazibe merkezidir. Ancak bu cazibe, çoğu zaman kendisine yönelenlere ve yönettikleri topluluklara ağır bedeller de ödetir. Henüz çocuk sayılabilecek yaşlarda, Türkiye’de siyasetin sert iklimiyle tanıştım. Yakın dostların, akrabaların ve komşuların bir anda karşı cephelere savrulduğuna şahit oldum. Günlük hayatta can ciğer, kuzu sarması gibi görünen insanlar, siyaset söz konusu olunca acımasızca birbirini hedef alabiliyordu. Altmışlı yılların sonuna doğru siyasi partilerin doğrudan ya da dolaylı olarak destek verdiği fanatik gruplar içinde kendisini düşman görüp birbirine silah çeken yakın hısım akrabalar yer aldı. Silahlı mücadele 12 Eylül İhtilâlı sonrası terör örgütünün (onun siyasete etkileri ayrı bir yazı konusudur) eliyle yürütüldü. Ne var ki, eylem ve söylem olarak o günlerden bugüne değişen pek bir şey olmadı. Baksanıza! Türkiye, uzun süredir yorucu bir siyasi iklimin içinde yol almaya çalışıyor. Seçimler bitiyor, tartışmalar bitmiyor. İttifaklar değişiyor, söylemler sertleşiyor, toplumsal kutuplaşma derinleşiyor. Siyaset, anlaşılmaz bir biçimde giderek daha fazla itham ve hakaret dili üzerinden yürütülüyor. Televizyon ekranlarına, sosyal medyaya göz attığınızda aynı manzarayla karşılaşıyorsunuz: Suçlamalar, iftiralar, hedef göstermeler; linç kampanyaları… Sanki mesele ülkeyi yönetmek değil, karşı tarafı susturmak. Bu dil, sadece siyaseti kirletmekle kalmıyor; toplumu da zehirliyor. Şimdi de bir genel başkanın küfrü… Bugün sadece partiler arasında değil, aynı partinin mensupları arasında bile yaşanan çekişmeler, hakkaniyet ve adalet anlayışından ne kadar uzaklaştığımızı göstermektedir. Makam ve mevki uğruna yapılanlar, siyasetin asli amacını gölgede bırakmaktadır. Siyaset, çoğu zaman hak ile batılın, adalet ile zulmün, vicdan ile çıkarın mücadelesine dönüşüyor. Güç ve iktidar tutkusu, insanın ahlaki pusulasını şaşırtabiliyor. İşte tam da bu noktada siyasetin ahlaki değerleri göz ardı edildiği için ortaya kin, hırs ve öfke yüklü bir siyaset çıkıyor. Oysa inancımız açısından siyaset, bir emanet meselesidir. Siyasette asıl olan sistem değil, ilkedir. Yönetenlerin adaletli, dürüst, hesap verebilir ve vicdan sahibi olması beklenir. Kamuyu ilgilendiren işler, ehil ellere teslim edilmelidir. Bu, sadece teknik bir yeterlilik değil, aynı zamanda ahlaki bir sorumluluktur. Kur’an’ın merkezinde yer alan tevhid anlayışı da bunu öğretir: Hayat bir bütündür. İnanç, ahlak ve davranış biçimi birbirinden ayrı düşünülemez. Hz. Peygamber’in örnekliği, sadece ibadette değil; yönetimde, paylaşımda, adalette ve merhamettedir. Hulefâ-i Râşidîn döneminin bugün hâlâ özlemle anılmasının sebebi de budur: Şeffaflık, hesap verebilirlik ve kamu malına hassasiyet. Bilindiği gibi, Hz. Peygamber döneminde siyasi otoritenin kaynağı vahiydi. O’ndan sonra, Kur’an ve ümmetin ortak iradesi esas alınmıştır. Ancak zamanla menfaat çatışmaları, iktidar hırsı ve dış etkiler bu dengeyi bozmuş; şura, istişare ve ortak akıl anlayışı zayıflamıştır. Bugün İslâm dünyasında yaşanan sıkıntıların önemli bir kısmı, bu kopuştan kaynaklanmaktadır. Elbette siyasetin zorluklarını görmezden gelmek mümkün değildir. Bu alan, sabır, feraset ve güçlü bir ahlâk ister; zulme meyletmeyen, emanete ihanet etmeyen, doğruluktan sapmayan insanlar için siyaset, bir hizmet kapısıdır. Hakkı ayakta tutan, adalete şahitlik eden, millete hizmeti ibadet sayanlar için siyaset bir kariyer değil, bir sorumluluktur. Sorumluluk sahibi insanlar çoğaldıkça, siyaset kirlenmez; temiz kalır. Ve ancak o zaman siyaset, hayatın diğer alanlarındaki iş ve işlevler gibi, rahmanî bir kimlik kazanır.
Ekleme Tarihi: 20 Şubat 2026 -Cuma
İdris DOĞAN

Siyaset ve Küfür

Gücü, itibarı ve imkânı bünyesinde barındıran siyaset, yönetim hayatının tek ve vazgeçilmez alanıdır. Dolayısıyla toplumları yönetme sevdalıları için bu alan, önemli bir cazibe merkezidir. Ancak bu cazibe, çoğu zaman kendisine yönelenlere ve yönettikleri topluluklara ağır bedeller de ödetir.

Henüz çocuk sayılabilecek yaşlarda, Türkiye’de siyasetin sert iklimiyle tanıştım. Yakın dostların, akrabaların ve komşuların bir anda karşı cephelere savrulduğuna şahit oldum. Günlük hayatta can ciğer, kuzu sarması gibi görünen insanlar, siyaset söz konusu olunca acımasızca birbirini hedef alabiliyordu.

Altmışlı yılların sonuna doğru siyasi partilerin doğrudan ya da dolaylı olarak destek verdiği fanatik gruplar içinde kendisini düşman görüp birbirine silah çeken yakın hısım akrabalar yer aldı. Silahlı mücadele 12 Eylül İhtilâlı sonrası terör örgütünün (onun siyasete etkileri ayrı bir yazı konusudur) eliyle yürütüldü. Ne var ki, eylem ve söylem olarak o günlerden bugüne değişen pek bir şey olmadı.

Baksanıza!

Türkiye, uzun süredir yorucu bir siyasi iklimin içinde yol almaya çalışıyor. Seçimler bitiyor, tartışmalar bitmiyor. İttifaklar değişiyor, söylemler sertleşiyor, toplumsal kutuplaşma derinleşiyor. Siyaset, anlaşılmaz bir biçimde giderek daha fazla itham ve hakaret dili üzerinden yürütülüyor.

Televizyon ekranlarına, sosyal medyaya göz attığınızda aynı manzarayla karşılaşıyorsunuz: Suçlamalar, iftiralar, hedef göstermeler; linç kampanyaları… Sanki mesele ülkeyi yönetmek değil, karşı tarafı susturmak. Bu dil, sadece siyaseti kirletmekle kalmıyor; toplumu da zehirliyor. Şimdi de bir genel başkanın küfrü…

Bugün sadece partiler arasında değil, aynı partinin mensupları arasında bile yaşanan çekişmeler, hakkaniyet ve adalet anlayışından ne kadar uzaklaştığımızı göstermektedir. Makam ve mevki uğruna yapılanlar, siyasetin asli amacını gölgede bırakmaktadır.

Siyaset, çoğu zaman hak ile batılın, adalet ile zulmün, vicdan ile çıkarın mücadelesine dönüşüyor. Güç ve iktidar tutkusu, insanın ahlaki pusulasını şaşırtabiliyor. İşte tam da bu noktada siyasetin ahlaki değerleri göz ardı edildiği için ortaya kin, hırs ve öfke yüklü bir siyaset çıkıyor.

Oysa inancımız açısından siyaset, bir emanet meselesidir.

Siyasette asıl olan sistem değil, ilkedir. Yönetenlerin adaletli, dürüst, hesap verebilir ve vicdan sahibi olması beklenir.

Kamuyu ilgilendiren işler, ehil ellere teslim edilmelidir. Bu, sadece teknik bir yeterlilik değil, aynı zamanda ahlaki bir sorumluluktur. Kur’an’ın merkezinde yer alan tevhid anlayışı da bunu öğretir: Hayat bir bütündür. İnanç, ahlak ve davranış biçimi birbirinden ayrı düşünülemez.

Hz. Peygamber’in örnekliği, sadece ibadette değil; yönetimde, paylaşımda, adalette ve merhamettedir. Hulefâ-i Râşidîn döneminin bugün hâlâ özlemle anılmasının sebebi de budur: Şeffaflık, hesap verebilirlik ve kamu malına hassasiyet.

Bilindiği gibi, Hz. Peygamber döneminde siyasi otoritenin kaynağı vahiydi. O’ndan sonra, Kur’an ve ümmetin ortak iradesi esas alınmıştır. Ancak zamanla menfaat çatışmaları, iktidar hırsı ve dış etkiler bu dengeyi bozmuş; şura, istişare ve ortak akıl anlayışı zayıflamıştır. Bugün İslâm dünyasında yaşanan sıkıntıların önemli bir kısmı, bu kopuştan kaynaklanmaktadır.

Elbette siyasetin zorluklarını görmezden gelmek mümkün değildir. Bu alan, sabır, feraset ve güçlü bir ahlâk ister; zulme meyletmeyen, emanete ihanet etmeyen, doğruluktan sapmayan insanlar için siyaset, bir hizmet kapısıdır.

Hakkı ayakta tutan, adalete şahitlik eden, millete hizmeti ibadet sayanlar için siyaset bir kariyer değil, bir sorumluluktur. Sorumluluk sahibi insanlar çoğaldıkça, siyaset kirlenmez; temiz kalır.

Ve ancak o zaman siyaset, hayatın diğer alanlarındaki iş ve işlevler gibi, rahmanî bir kimlik kazanır.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberpoligon.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
dini chat bizim mekan giftcardmall/mygift bets10.buzz islami chat islami sohbetler