Saynur OKUMUŞ
Köşe Yazarı
Saynur OKUMUŞ
 

DUVARLARI DEĞİL, YOLLARI ÇOĞALTALIM

Bir insanın önüne bazen bir duvar değil, yalnızca iki kelime koyarlar: “Yapamazsın.” O iki kelime kimi zaman bir hayalin kapısını kapatır, bir yeteneği susturur, bir fikri daha doğmadan öldürür. İnsan doğduğu günden beri üretir. Bir çocuk oyun kurarken, bir öğretmen bilgi aktarırken, bir çiftçi toprağa tohum bırakırken, bir sanatçı boş tuvale bakarken aslında aynı şeyi yapar: Dünyaya kendinden bir iz bırakır. Üretmek yalnızca ekonomik bir kavram değildir. Üretmek; düşünmek, hayal etmek, merak etmek, denemek, yanılmak ve yeniden başlamaktır. Fakat insanın önündeki en büyük engeller her zaman görünen duvarlar değildir. Bazen gereksiz prosedürler, bazen alışkanlıklar ve önyargılar, bazen de “Böyle gelmiş, böyle gider.” anlayışıdır. Bir fikrin doğması zordur; daha da zoru onu yaşatabilmektir. Yeni olan çoğu zaman önce anlaşılmaz, sonra sorgulanır, ardından küçümsenir. Oysa insanlık, “Daha önce yapılmadı.” denilen şeyleri yapmaya cesaret edenlerin emeğiyle ilerlemiştir. Bir çocuğun “Neden?” sorusunu susturmak, belki de geleceğin bilim insanının ilk adımını durdurmaktır. Asıl eğitim, soruyu susturmak değil, yeni sorular sordurmaktır. Çünkü bugün merak eden çocuk, yarının bilim insanı, sanatçısı ya da mucidi olabilir. Sanatçı herkesin baktığı yere farklı bakar. Bilim insanı ise “Her şeyi biliyorum.” diyerek değil, “Bilmiyorum, araştıracağım.” diyerek ilerler. Her ikisinin de ortak noktası, görünmeyeni arama cesaretidir. Teknoloji de üretimin önünü açtı; fakat dikkatimizin dağılmasına yeni kapılar açtı. Bir şey üretmek için ekranın başına oturuyor, birkaç dakika sonra kendimizi başkalarının hayatlarını tüketirken bulabiliyoruz. Çağımızın garip çelişkisi şudur: Zaman kazanmak için teknoloji ürettik; sonra kazandığımız zamanı yine teknolojiye verdik. Bir başka görünmez duvarımız da “El âlem ne der?” korkusudur. İnsan hayatını hiç tanımadığı insanların muhtemel düşüncelerine göre yaşarsa kendi sesini ne zaman duyacaktır? Çünkü tüketmek kolay, üretmek cesaret ister. Üretmek emek, sabır, başarısızlığı göze almak ve yeniden başlayabilmek demektir. Başarıyı alkışlamak kolaydır; asıl mesele emeği görebilmektir. Bugün dünyanın daha fazla tüketiciye değil; düşünen, üreten, araştıran, hayal eden ve çözüm arayan insanlara ihtiyacı var. Bir çocuğun sorusunu susturmadan, bir gencin hayalini küçümsemeden, bir sanatçının farklılığından korkmadan, bir bilim insanının denemesine alan açmalıyız. Çünkü bir insanın önündeki engelin arkasında yalnızca bir hayal olmayabilir. Belki bir keşif, bir eser, bir başarı, hatta geleceğin kendisi vardır. Öyleyse daha az “olmaz”, daha çok “nasıl olur?” diyelim. Daha az duvar örelim, daha çok kapı açalım. Çünkü medeniyet, insanın önüne duvar koymakla değil, ona yürüyebileceği yollar açmakla büyür.
Ekleme Tarihi: 09 Eylül 2026 -Çarşamba
Saynur OKUMUŞ

DUVARLARI DEĞİL, YOLLARI ÇOĞALTALIM

Bir insanın önüne bazen bir duvar değil, yalnızca iki kelime koyarlar: “Yapamazsın.” O iki kelime kimi zaman bir hayalin kapısını kapatır, bir yeteneği susturur, bir fikri daha doğmadan öldürür.

İnsan doğduğu günden beri üretir. Bir çocuk oyun kurarken, bir öğretmen bilgi aktarırken, bir çiftçi toprağa tohum bırakırken, bir sanatçı boş tuvale bakarken aslında aynı şeyi yapar: Dünyaya kendinden bir iz bırakır.

Üretmek yalnızca ekonomik bir kavram değildir. Üretmek; düşünmek, hayal etmek, merak etmek, denemek, yanılmak ve yeniden başlamaktır. Fakat insanın önündeki en büyük engeller her zaman görünen duvarlar değildir. Bazen gereksiz prosedürler, bazen alışkanlıklar ve önyargılar, bazen de “Böyle gelmiş, böyle gider.” anlayışıdır.

Bir fikrin doğması zordur; daha da zoru onu yaşatabilmektir. Yeni olan çoğu zaman önce anlaşılmaz, sonra sorgulanır, ardından küçümsenir. Oysa insanlık, “Daha önce yapılmadı.” denilen şeyleri yapmaya cesaret edenlerin emeğiyle ilerlemiştir.

Bir çocuğun “Neden?” sorusunu susturmak, belki de geleceğin bilim insanının ilk adımını durdurmaktır. Asıl eğitim, soruyu susturmak değil, yeni sorular sordurmaktır. Çünkü bugün merak eden çocuk, yarının bilim insanı, sanatçısı ya da mucidi olabilir.

Sanatçı herkesin baktığı yere farklı bakar. Bilim insanı ise “Her şeyi biliyorum.” diyerek değil, “Bilmiyorum, araştıracağım.” diyerek ilerler. Her ikisinin de ortak noktası, görünmeyeni arama cesaretidir.

Teknoloji de üretimin önünü açtı; fakat dikkatimizin dağılmasına yeni kapılar açtı. Bir şey üretmek için ekranın başına oturuyor, birkaç dakika sonra kendimizi başkalarının hayatlarını tüketirken bulabiliyoruz. Çağımızın garip çelişkisi şudur: Zaman kazanmak için teknoloji ürettik; sonra kazandığımız zamanı yine teknolojiye verdik.

Bir başka görünmez duvarımız da “El âlem ne der?” korkusudur. İnsan hayatını hiç tanımadığı insanların muhtemel düşüncelerine göre yaşarsa kendi sesini ne zaman duyacaktır?

Çünkü tüketmek kolay, üretmek cesaret ister. Üretmek emek, sabır, başarısızlığı göze almak ve yeniden başlayabilmek demektir. Başarıyı alkışlamak kolaydır; asıl mesele emeği görebilmektir.

Bugün dünyanın daha fazla tüketiciye değil; düşünen, üreten, araştıran, hayal eden ve çözüm arayan insanlara ihtiyacı var. Bir çocuğun sorusunu susturmadan, bir gencin hayalini küçümsemeden, bir sanatçının farklılığından korkmadan, bir bilim insanının denemesine alan açmalıyız.

Çünkü bir insanın önündeki engelin arkasında yalnızca bir hayal olmayabilir. Belki bir keşif, bir eser, bir başarı, hatta geleceğin kendisi vardır.

Öyleyse daha az “olmaz”, daha çok “nasıl olur?” diyelim. Daha az duvar örelim, daha çok kapı açalım.

Çünkü medeniyet, insanın önüne duvar koymakla değil, ona yürüyebileceği yollar açmakla büyür.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberpoligon.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.