Ömür ÜNAL
Köşe Yazarı
Ömür ÜNAL
 

TOPRAĞIN ALTINDA KALMAYAN DOSYA: KAŞİF KOZİNOĞLU

Bazı ölümler vardır, üzerinden yıllar geçse de kapanmaz. Kâğıt üzerinde dosya kapanır, soruşturma sona erer, raporlar hazırlanır fakat geride kalan soru işaretleri insanın zihninden silinmez. Kaşif Kozinoğlu’nun ölümü de tam olarak böyle bir hadise. 2011 yılında Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu, 12 Kasım 2011 tarihinde rahatsızlanarak Silivri Devlet Hastanesi’ne sevk edilmiş ve burada hayatını kaybetmişti.[1] Olayın ardından soruşturma başlatılmış, cezaevi görüntüleri, tıbbi belgeler ve tanık ifadeleri incelenmişti.[2] Adli Tıp Kurumu’nun yaklaşık üç ay süren incelemesinin ardından Kozinoğlu’nun ölüm nedeni kronik iskemik kalp hastalığı olarak belirlenmiş, yapılan toksikolojik incelemelerde de zehirlenmeye ilişkin bir bulguya rastlanmadığı bildirilmişti.[3] Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı ise 10 Nisan 2012 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar vermişti.[4] Fakat aradan tam on beş yıl geçti ve aynı dosya yeniden açıldı.[5] İşte bugün asıl dikkat çekici olan da bu. Silivri Sulh Ceza Hâkimliği’nin 26 Ağustos 2026 tarihli kararıyla 2012 yılında verilen takipsizlik kararı kaldırıldı ve soruşturma yeniden başlatıldı.[6] Soruşturmanın yeniden açılmasının ardından Kozinoğlu’nun kesin ölüm nedeninin ve ölümünde üçüncü kişilerin herhangi bir müdahalesinin bulunup bulunmadığının araştırılması amacıyla feth-i kabir işlemi gerçekleştirildi.[7] Kozinoğlu’nun Ümraniye’de bulunan mezarı Eylül 2026’da açılırken üç adli tıp uzmanı, bir kimyager ve bir otopsi teknikerinden oluşan heyet kemik, toprak ve diğer tıbbi örnekleri aldı.[8] Bu örneklerin cezaevi kamera görüntüleri, 112 kayıtları ve hastane belgeleriyle birlikte değerlendirilmesi bekleniyor.[9] Yani 2011 yılında “ölüm sebebi belli” denilerek kapatılan dosya, bugün devletin kendi kurumları tarafından yeniden masaya yatırılıyor. Bu tek başına Kozinoğlu’nun öldürüldüğü anlamına gelmez. Fakat yeni soruşturmanın, o dönemde cevabı verilmiş kabul edilen bazı soruların yeniden sorulmasına neden olduğu da ortada.   Daha da ilginç olan ise soruşturmanın ilerleyen günlerinde yaşananlar. Kozinoğlu’nun cezaevinde bulunduğu dönemde görev yapan Turgay Tamer, soruşturma kapsamında gözaltına alındı ve daha sonra adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.[10] Tamer’in cenazesi kesin ölüm sebebinin belirlenmesi amacıyla Adli Tıp Kurumu’na gönderildi.[11] Burada özellikle dikkat edilmesi gereken nokta şudur: Tamer’in ölümü ile Kozinoğlu’nun ölümü arasında bugün itibarıyla kesinleşmiş bir bağlantı bulunmamaktadır. Ancak Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınmış bir kişinin, soruşturmanın devam ettiği günlerde hayatını kaybetmesi elbette dosyanın dikkat çeken gelişmelerinden biri olmuştur. Ölümün sebebi ve soruşturmayla herhangi bir bağlantısının bulunup bulunmadığı ise yapılacak incelemeler sonucunda ortaya çıkacaktır. Bununla da bitmiyor. Kozinoğlu soruşturmasında Kurtlar Vadisi bağlantısı olarak kamuoyuna yansıyan başka bir gelişme daha yaşandı. Eski emniyet müdürü Bayram Özbek, soruşturma kapsamında “kasten öldürmeye azmettirme” ve silahlı terör örgütüne ilişkin suçlamalar kapsamında tutuklandı.[12] Özbek’in Kurtlar Vadisi dizisinin senaryosuna dışarıdan müdahalesi bulunduğu iddiaları da soruşturmanın bir parçası olarak inceleniyor.[13] Dizinin senaristleri Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan’ın da bilgi sahibi sıfatıyla ifadelerinin alınması gündeme geldi.[14] Soruşturmanın bu bölümünde özellikle dizideki “Kazım Kaşifoğlu” karakteri ile Kaşif Kozinoğlu arasındaki benzerlikler kamuoyunda yeniden tartışılmaya başlandı.[15] Fakat burada da ince bir çizgi var. Bir dizide gerçek bir kişiyi çağrıştıran karakterin bulunması, tek başına gerçek hayattaki bir ölümle bağlantı kurmaya yeterli değildir. Savcılığın araştırdığı husus, bu kişiler ve olaylar arasında somut bir bağlantı bulunup bulunmadığıdır. Bir diğer dikkat çekici ayrıntı ise Adli Tıp Kurumu’nda yaşanan hırsızlık olayı. Kozinoğlu’nun ölümünden yalnızca dokuz gün sonra, 22 Kasım 2011 tarihinde Adli Tıp Kurumu’nda hırsızlık yaptığı belirlenen G.E. isimli hükümlünün bugün yeniden soruşturma kapsamında ifadesine başvuruldu.[16] Söz konusu kişinin, Kozinoğlu’nun otopsi ve doku incelemelerinin yapıldığı kata girdiği ve o dönem çalışanlar tarafından tespit edildiği bildirildi.[17] Hırsızlık olayının kendisi o günlerde ayrı bir hadise olarak değerlendirilmiş olsa da bugün Kozinoğlu soruşturması kapsamında yeniden ele alınması dikkat çekici. Bazı haberlerde Kozinoğlu’na ait kan ve doku örneklerinin değiştirilmiş olabileceği ihtimalinin de soruşturma kapsamında değerlendirildiği aktarılıyor; ancak bu hususun kesinleşmiş bir tespit değil, soruşturulan bir ihtimal olduğunun altını çizmek gerekiyor.[18] Şimdi bütün bu olayları yan yana koyduğumuzda insanın karşısına oldukça sıra dışı bir tablo çıkıyor. 2011 yılında cezaevinde gerçekleşen bir ölüm… 2012 yılında verilen takipsizlik kararı… Aradan geçen on beş yıl… Yeniden açılan soruşturma… Mezardan alınan örnekler… Eski kamera kayıtlarının yeniden incelenmesi… Cezaevi görevlileri ve sağlık personelinin tekrar gündeme gelmesi… Kurtlar Vadisi bağlantısı üzerinden yürütülen soruşturma… Yıllar önce Adli Tıp Kurumu’nda meydana gelen hırsızlık olayının yeniden araştırılması… Ve bütün bunların ardından soruşturmanın şüphelilerinden eski cezaevi doktoru Turgay Tamer’in evinde ölü bulunması. Bütün bunlar insanın aklına tek bir soru getiriyor: Kaşif Kozinoğlu’nun ölümü gerçekten 2011 yılında yapılan incelemelerde ulaşılan sonuçtan mı ibaretti, yoksa o gün fark edilmeyen başka ayrıntılar mı vardı? Bugün bu sorunun cevabını ne sosyal medya verebilir ne de yıllardır anlatılan komplo teorileri. Cevabı verecek olan mezardan alınan örnekler, tıbbi raporlar, kamera kayıtları, 112 kayıtları, tanık ifadeleri ve soruşturmanın sonunda ortaya konulacak somut deliller olacak. Çünkü bir dosyanın on beş yıl sonra yeniden açılması, on beş yıl önce verilen kararın kesin olarak yanlış olduğu anlamına gelmez. Fakat yeni deliller ortaya çıkmışsa, devletin bu delilleri araştırması da hukuk devletinin gereğidir. Kaşif Kozinoğlu dosyasını önemli kılan da tam olarak budur. Yıllar önce toprağa verilen bir insanın ölümü, on beş yıl sonra yeniden soruşturuluyor. Üstelik soruşturmanın içine yeni isimler, yeni belgeler ve yeni olaylar giriyor. Belki de bu dosyanın en önemli sorusu “Kozinoğlu nasıl öldü?” sorusundan biraz daha büyük. Asıl soru, on beş yıl önce yaşanan bir olayın bugün yeni deliller ışığında gerçekten aydınlatılıp aydınlatılamayacağıdır. Çünkü bazı dosyalar vardır; üzerinden ne kadar zaman geçerse geçsin, geride bıraktıkları soru işaretleri toprağın altında kalmaz Kaynakça [1] Anadolu Ajansı, “Kozinoğlu’nun ölümüne soruşturma”, 17 Kasım 2011. [2] Anadolu Ajansı, “Kozinoğlu’nun ölümüne soruşturma”, 17 Kasım 2011. [3] Habertürk, “Adli Tıp Kozinoğlu’nun ölüm nedenini açıkladı”, 11 Şubat 2012. [4] Anadolu Ajansı, “Kozinoğlu soruşturmasına takipsizlik”, 11 Nisan 2012. [5] Anadolu Ajansı, “Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin soruşturma yeniden başlatıldı”, 7 Eylül 2026. [6] Anadolu Ajansı, “Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin soruşturma yeniden başlatıldı”, 7 Eylül 2026. [7] TRT Haber, “Eski MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu’nun kabri 11 Eylül’de açılacak”, 9 Eylül 2026. [8] TRT Haber, “Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun mezarı açıldı”, 12 Eylül 2026. [9] Anadolu Ajansı, “Eski MİT görevlisi Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin soruşturma yeniden başlatıldı”, 7 Eylül 2026. [10] Anadolu Ajansı, “Eski MİT görevlisi Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin soruşturmanın şüphelisi doktor evinde ölü bulundu”, 27 Eylül 2026. [11] Habertürk, “Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında gözaltına alınan eski cezaevi kampüs doktoru evinde ölü bulundu”, 27 Eylül 2026. [12] Euronews Türkçe, “Kaşif Kozinoğlu soruşturması: Kurtlar Vadisi senaryosuna ‘dahli bulunan’ Bayram Özbek tutuklandı”, 23 Eylül 2026. [13] Sözcü, “Kurtlar Vadisi senaryosuna müdahale gerekçesiyle tutuklama”, 23 Eylül 2026. [14] Anadolu Ajansı, “Eski MİT görevlisi Kozinoğlu’nun ölümü soruşturmasında ‘Kurtlar Vadisi’ senaristi Şaşmaz’ın ifadesine ulaşıldı”, 15 Eylül 2026. [15] Anadolu Ajansı, “Kurtlar Vadisi Pusu dizisi için inceleme başlatıldı”, 16 Eylül 2026. [16] Anadolu Ajansı, “Kozinoğlu’nun ölümünden 9 gün sonra Adli Tıp Kurumu’nda hırsızlık yapan şüphelinin ifadesi alındı”, 24 Eylül 2026. [17] Ekonomim, “Kaşif Kozinoğlu soruşturması: Adli Tıp’tan hırsızlık şüphelisi adliyede”, 24 Eylül 2026. [18] Ekonomim, “Kaşif Kozinoğlu soruşturması: Adli Tıp’tan hırsızlık şüphelisi adliyede”, 24 Eylül 2026.
Ekleme Tarihi: 29 Eylül 2026 -Salı
Ömür ÜNAL

TOPRAĞIN ALTINDA KALMAYAN DOSYA: KAŞİF KOZİNOĞLU

Bazı ölümler vardır, üzerinden yıllar geçse de kapanmaz. Kâğıt üzerinde dosya kapanır, soruşturma sona erer, raporlar hazırlanır fakat geride kalan soru işaretleri insanın zihninden silinmez. Kaşif Kozinoğlu’nun ölümü de tam olarak böyle bir hadise. 2011 yılında Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu, 12 Kasım 2011 tarihinde rahatsızlanarak Silivri Devlet Hastanesi’ne sevk edilmiş ve burada hayatını kaybetmişti.[1] Olayın ardından soruşturma başlatılmış, cezaevi görüntüleri, tıbbi belgeler ve tanık ifadeleri incelenmişti.[2] Adli Tıp Kurumu’nun yaklaşık üç ay süren incelemesinin ardından Kozinoğlu’nun ölüm nedeni kronik iskemik kalp hastalığı olarak belirlenmiş, yapılan toksikolojik incelemelerde de zehirlenmeye ilişkin bir bulguya rastlanmadığı bildirilmişti.[3] Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı ise 10 Nisan 2012 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar vermişti.[4] Fakat aradan tam on beş yıl geçti ve aynı dosya yeniden açıldı.[5]

İşte bugün asıl dikkat çekici olan da bu. Silivri Sulh Ceza Hâkimliği’nin 26 Ağustos 2026 tarihli kararıyla 2012 yılında verilen takipsizlik kararı kaldırıldı ve soruşturma yeniden başlatıldı.[6] Soruşturmanın yeniden açılmasının ardından Kozinoğlu’nun kesin ölüm nedeninin ve ölümünde üçüncü kişilerin herhangi bir müdahalesinin bulunup bulunmadığının araştırılması amacıyla feth-i kabir işlemi gerçekleştirildi.[7] Kozinoğlu’nun Ümraniye’de bulunan mezarı Eylül 2026’da açılırken üç adli tıp uzmanı, bir kimyager ve bir otopsi teknikerinden oluşan heyet kemik, toprak ve diğer tıbbi örnekleri aldı.[8] Bu örneklerin cezaevi kamera görüntüleri, 112 kayıtları ve hastane belgeleriyle birlikte değerlendirilmesi bekleniyor.[9] Yani 2011 yılında “ölüm sebebi belli” denilerek kapatılan dosya, bugün devletin kendi kurumları tarafından yeniden masaya yatırılıyor. Bu tek başına Kozinoğlu’nun öldürüldüğü anlamına gelmez. Fakat yeni soruşturmanın, o dönemde cevabı verilmiş kabul edilen bazı soruların yeniden sorulmasına neden olduğu da ortada.

 

Daha da ilginç olan ise soruşturmanın ilerleyen günlerinde yaşananlar. Kozinoğlu’nun cezaevinde bulunduğu dönemde görev yapan Turgay Tamer, soruşturma kapsamında gözaltına alındı ve daha sonra adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.[10] Tamer’in cenazesi kesin ölüm sebebinin belirlenmesi amacıyla Adli Tıp Kurumu’na gönderildi.[11] Burada özellikle dikkat edilmesi gereken nokta şudur: Tamer’in ölümü ile Kozinoğlu’nun ölümü arasında bugün itibarıyla kesinleşmiş bir bağlantı bulunmamaktadır. Ancak Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınmış bir kişinin, soruşturmanın devam ettiği günlerde hayatını kaybetmesi elbette dosyanın dikkat çeken gelişmelerinden biri olmuştur. Ölümün sebebi ve soruşturmayla herhangi bir bağlantısının bulunup bulunmadığı ise yapılacak incelemeler sonucunda ortaya çıkacaktır.

Bununla da bitmiyor. Kozinoğlu soruşturmasında Kurtlar Vadisi bağlantısı olarak kamuoyuna yansıyan başka bir gelişme daha yaşandı. Eski emniyet müdürü Bayram Özbek, soruşturma kapsamında “kasten öldürmeye azmettirme” ve silahlı terör örgütüne ilişkin suçlamalar kapsamında tutuklandı.[12] Özbek’in Kurtlar Vadisi dizisinin senaryosuna dışarıdan müdahalesi bulunduğu iddiaları da soruşturmanın bir parçası olarak inceleniyor.[13] Dizinin senaristleri Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan’ın da bilgi sahibi sıfatıyla ifadelerinin alınması gündeme geldi.[14] Soruşturmanın bu bölümünde özellikle dizideki “Kazım Kaşifoğlu” karakteri ile Kaşif Kozinoğlu arasındaki benzerlikler kamuoyunda yeniden tartışılmaya başlandı.[15] Fakat burada da ince bir çizgi var. Bir dizide gerçek bir kişiyi çağrıştıran karakterin bulunması, tek başına gerçek hayattaki bir ölümle bağlantı kurmaya yeterli değildir. Savcılığın araştırdığı husus, bu kişiler ve olaylar arasında somut bir bağlantı bulunup bulunmadığıdır.

Bir diğer dikkat çekici ayrıntı ise Adli Tıp Kurumu’nda yaşanan hırsızlık olayı. Kozinoğlu’nun ölümünden yalnızca dokuz gün sonra, 22 Kasım 2011 tarihinde Adli Tıp Kurumu’nda hırsızlık yaptığı belirlenen G.E. isimli hükümlünün bugün yeniden soruşturma kapsamında ifadesine başvuruldu.[16] Söz konusu kişinin, Kozinoğlu’nun otopsi ve doku incelemelerinin yapıldığı kata girdiği ve o dönem çalışanlar tarafından tespit edildiği bildirildi.[17] Hırsızlık olayının kendisi o günlerde ayrı bir hadise olarak değerlendirilmiş olsa da bugün Kozinoğlu soruşturması kapsamında yeniden ele alınması dikkat çekici. Bazı haberlerde Kozinoğlu’na ait kan ve doku örneklerinin değiştirilmiş olabileceği ihtimalinin de soruşturma kapsamında değerlendirildiği aktarılıyor; ancak bu hususun kesinleşmiş bir tespit değil, soruşturulan bir ihtimal olduğunun altını çizmek gerekiyor.[18]

Şimdi bütün bu olayları yan yana koyduğumuzda insanın karşısına oldukça sıra dışı bir tablo çıkıyor. 2011 yılında cezaevinde gerçekleşen bir ölüm… 2012 yılında verilen takipsizlik kararı… Aradan geçen on beş yıl… Yeniden açılan soruşturma… Mezardan alınan örnekler… Eski kamera kayıtlarının yeniden incelenmesi… Cezaevi görevlileri ve sağlık personelinin tekrar gündeme gelmesi… Kurtlar Vadisi bağlantısı üzerinden yürütülen soruşturma… Yıllar önce Adli Tıp Kurumu’nda meydana gelen hırsızlık olayının yeniden araştırılması… Ve bütün bunların ardından soruşturmanın şüphelilerinden eski cezaevi doktoru Turgay Tamer’in evinde ölü bulunması.

Bütün bunlar insanın aklına tek bir soru getiriyor: Kaşif Kozinoğlu’nun ölümü gerçekten 2011 yılında yapılan incelemelerde ulaşılan sonuçtan mı ibaretti, yoksa o gün fark edilmeyen başka ayrıntılar mı vardı? Bugün bu sorunun cevabını ne sosyal medya verebilir ne de yıllardır anlatılan komplo teorileri. Cevabı verecek olan mezardan alınan örnekler, tıbbi raporlar, kamera kayıtları, 112 kayıtları, tanık ifadeleri ve soruşturmanın sonunda ortaya konulacak somut deliller olacak.

Çünkü bir dosyanın on beş yıl sonra yeniden açılması, on beş yıl önce verilen kararın kesin olarak yanlış olduğu anlamına gelmez. Fakat yeni deliller ortaya çıkmışsa, devletin bu delilleri araştırması da hukuk devletinin gereğidir. Kaşif Kozinoğlu dosyasını önemli kılan da tam olarak budur. Yıllar önce toprağa verilen bir insanın ölümü, on beş yıl sonra yeniden soruşturuluyor. Üstelik soruşturmanın içine yeni isimler, yeni belgeler ve yeni olaylar giriyor.

Belki de bu dosyanın en önemli sorusu “Kozinoğlu nasıl öldü?” sorusundan biraz daha büyük. Asıl soru, on beş yıl önce yaşanan bir olayın bugün yeni deliller ışığında gerçekten aydınlatılıp aydınlatılamayacağıdır. Çünkü bazı dosyalar vardır; üzerinden ne kadar zaman geçerse geçsin, geride bıraktıkları soru işaretleri toprağın altında kalmaz

Kaynakça

[1] Anadolu Ajansı, “Kozinoğlu’nun ölümüne soruşturma”, 17 Kasım 2011.

[2] Anadolu Ajansı, “Kozinoğlu’nun ölümüne soruşturma”, 17 Kasım 2011.

[3] Habertürk, “Adli Tıp Kozinoğlu’nun ölüm nedenini açıkladı”, 11 Şubat 2012.

[4] Anadolu Ajansı, “Kozinoğlu soruşturmasına takipsizlik”, 11 Nisan 2012.

[5] Anadolu Ajansı, “Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin soruşturma yeniden başlatıldı”, 7 Eylül 2026.

[6] Anadolu Ajansı, “Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin soruşturma yeniden başlatıldı”, 7 Eylül 2026.

[7] TRT Haber, “Eski MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu’nun kabri 11 Eylül’de açılacak”, 9 Eylül 2026.

[8] TRT Haber, “Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun mezarı açıldı”, 12 Eylül 2026.

[9] Anadolu Ajansı, “Eski MİT görevlisi Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin soruşturma yeniden başlatıldı”, 7 Eylül 2026.

[10] Anadolu Ajansı, “Eski MİT görevlisi Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin soruşturmanın şüphelisi doktor evinde ölü bulundu”, 27 Eylül 2026.

[11] Habertürk, “Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında gözaltına alınan eski cezaevi kampüs doktoru evinde ölü bulundu”, 27 Eylül 2026.

[12] Euronews Türkçe, “Kaşif Kozinoğlu soruşturması: Kurtlar Vadisi senaryosuna ‘dahli bulunan’ Bayram Özbek tutuklandı”, 23 Eylül 2026.

[13] Sözcü, “Kurtlar Vadisi senaryosuna müdahale gerekçesiyle tutuklama”, 23 Eylül 2026.

[14] Anadolu Ajansı, “Eski MİT görevlisi Kozinoğlu’nun ölümü soruşturmasında ‘Kurtlar Vadisi’ senaristi Şaşmaz’ın ifadesine ulaşıldı”, 15 Eylül 2026.

[15] Anadolu Ajansı, “Kurtlar Vadisi Pusu dizisi için inceleme başlatıldı”, 16 Eylül 2026.

[16] Anadolu Ajansı, “Kozinoğlu’nun ölümünden 9 gün sonra Adli Tıp Kurumu’nda hırsızlık yapan şüphelinin ifadesi alındı”, 24 Eylül 2026.

[17] Ekonomim, “Kaşif Kozinoğlu soruşturması: Adli Tıp’tan hırsızlık şüphelisi adliyede”, 24 Eylül 2026.

[18] Ekonomim, “Kaşif Kozinoğlu soruşturması: Adli Tıp’tan hırsızlık şüphelisi adliyede”, 24 Eylül 2026.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberpoligon.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.